(506 S. K. m. 85) (2925 S. K. m. 5, 31, 38, 39)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptaliyle, isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitine ve 10.7.1996 tarihli tahsis başvurusuna göre yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Taraflar arasında uyuşmazlık; Tarım işçileri Sosyal Sigortalar Kanunu olan 2925 sayılı Yasaya göre sigortalı olan kişinin daha sonra 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olup olamayacağına ilişkindir. Dosya içeriğine göre davacı 1.10.1972 28.4.1989 devresi Bağ-Kur sigortalısı, 27.12.1989 tarihinden 25.12.1992 tarihine kadar 2925 sayılı Yasaya göre sigortalı ve 25.12.1992 tarihinden sonra 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olduğu ve askerlik süresini Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlandığı ve 10.7.1996 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu ancak Sosyal Sigortalar Kurumuna isteğe bağlı sigortalı olarak başvurduğunda önceki sigortalılık süresi olarak kardeşi Fitnat'ın sigortalılığını gösterdiği ve Kurumun da 2925 sayılı Yasaya göre sigortalı olan kimsenin 506 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olamayacağını belirterek isteğe bağlı sigortalılığını iptal ettiği, davacının Kurum işleminin iptali için açtığı işbu davayı ise mahkemenin davacının daha önce 506 sayılı Kanuna göre sigortalı olduğuna dair tescil kaydı olmadığından red ettiği anlaşılmaktadır.
Tarım işçileri Sosyal Sigortalar Kanunu olan 2925 sayılı Yasada sigortalı olabilmek için hizmet akti ile süreksiz olarak tarım işlerinde çalışma esas alınmıştır. 506 sayılı Yasada da hizmet akdi ile çalışma esastır. Ancak, 2925 sayılı Yasada, işverene prim ödeme külfeti yüklenmemiş, sigortalıdan %20 oranında prim alınması öngörülmüştür. Adı geçen Yasanın 5. maddesinde ise bu kanun kapsamına girenlerin istekleri halinde sigortalı olabilecekleri kabul edilmiştir. Yasanın 31. maddesinde ise prime esas kazanç olarak 506 sayılı Yasaya ekli gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biri günlük ücret olarak kabul edilmiş ve tüm sigorta kolları yönünden 506 sayılı Yasada öngörülen haklar kabul edilmiştir. Bu yasaya tabi olanların kurumu ise Sosyal Sigortalar Kurumudur. Her ne kadar 2925 sayılı Yasanın 39. maddesinde Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde 506 sayılı Yasanın... Hükümleri uygulanır. Şeklindeki madde de 506 sayılı Yasanın 85. maddesi sayılmamışsa da her iki yasada sigortalılık için temel ilişki hizmet akti olduğundan 85. maddenin sayılmasına gerek görülmemiştir. Diğer taraftan 2925 sayılı Yasanın 38. maddesine göre bu kanuna göre geçen hizmetlerin 2829 sayılı Yasaya göre birleştirileceği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen açıklamalara ve 506 sayılı Yasa ile 2925 sayılı Yasada sigortalılık için temel ilişki hizmet akti olduğundan 2925 sayılı Yasaya göre sigortalı olan kimsenin 506 sayılı Yasaya göre isteğe bağlı sigortalı olmasına yasal bir engel yoktur. 2925 sayılı Yasaya göre tüm primlerin işçi tarafından Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenmesi ise hizmet akti ilişkisinin varlığını ortadan kaldırmaz. Bu itibarla, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olaylar gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy