(2004 S. K. m. 96) (6183 S. K. m. 62)
Dava: Davacı, davalı Kurumun diğer davalının prim borcundan ötürü takibe geçip 1500 ton tutarındaki kaolin madeni hammadesini haczettiğini hacze konu malın mülkiyetinin kendisine geçtiğinden bahisle, haczin kaldırılmasına ve mülkiyet iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan SSK. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, davalı Kurum'un diğer davalının prim borcundan ötürü 6183 Sayılı Yasa uyarınca takibe geçip 1500 ton tutarındaki kaolin madeni ham maddesini haczettiğini hacze konu malın mülkiyetinin kendisine geçtiğini öne sürmüş haczin kaldırılması ile mülkiyet iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum ısrarla maden cevherinin mülkiyetinin borçlu Kadoksan A.Ş'ye ait olduğunu, iddia edilen işlemlerin muvazaaya dayandığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Bilindiği gibi menkul malda zilliyetlik mülkiyete karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin inandırıcı delillerle ispatı gerekir.
Davada davalı Kurum'un savunması üzerinde durulmadığı göstermiş olduğu delillerin toplanıp incelenmediği eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği görülmektedir.
Savunmanın açıklığa kavuşturulması bakımından Kurumun cevap dilekçesinde adları yazılan tanıklar dinlenmelidir. Öte yandan Seka Balıkesir Müessesesi dolgu kaolini alım için teklifte bulunmuş oysa haczedilen kaolin madeni hammaddesidir. Davacının çektiği telefaksta dolgu kaolininden söz edilmiştir. Ayrıca 3.01.1995 tarihli sevk irsaliyesinde dökme cevher kaolinin adı geçmektedir. Bu durumda ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi, haczedilen mal ile Seka Balıkesir Müessesesinin teklif verdiği malın aynı olup olmadığı saptanmalıdır.
Diğer taraftan dökme kaolinin dolgu kaoli haline dönüştürülebilmesi için davacı ile davalı şirketin bizzat kendilerine ait imalathanelerinin bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalı, davacı şirket ile davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ile müdür ortağı aynı kişi olması karşısında gerçekten davacı limited şirketin ve davalı A.Ş.'nin paravanı olup olmadığı iş hacimlerinin ne olduğu konuda uzman bilirkişiler aracılığı ile tarafların şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmalı hacizli mal teminat karşılığında iade edildiğine göre iadeden sonra nereye teslim edildiği araştırılmalı, keza savunma dilekçesinde numaraları yazılı icra dosyaları getirtilip davalı şirketin Kuruma ne kadar prim borcu olduğu tespit edilmeli ve deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.
Açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulmuş bulunması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy