(506 S. K. m. 79, 130) (1475 S. K. m. 89)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 8.5.1989 1.10.1990 tarihleri arasında geçen çalışmalarının aylık kazanç toplamı ve prim ödeme gün sayısı ile birlikte tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava sonucu itibariyle, 8.5.1989 ile 15.10.1990 tarihleri arasında davalılardan işveren kooperatife ait işyerinde geçen ancak kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tesbiti istemine ilişkindir.
Bu tür davalar nitelikçe kamu düzenine ilişkin bulunduğundan deliller re'sen toplanmalıdır. Öncelikle, davacı sigortalı tarafından işveren aleyhine açılıp kesinleşen işçilik haklarının tahsiline ilişkin davada; davacının, davalı işverene ait işyerinde 18.9.1989 ise 1.10.1990 tarihleri arasında çalıştığı saptanmış ise de; Sosyal sigortalar Kurumu taraf olmadığından, o davada alınmış ilam, Sosyal sigortalar Kurumu için bağlayıcı olmayıp sadece güçlü delil niteliğindedir. Öte yandan; davacının, dava konusu işyerinde 18.9.1989 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi Kuruma verildiği gibi işyerinden çıkışı 1.10.1990 olarak bildirilmiş ve bu tarihler arasında Sosyal Sigortalar Kurumuna kısmi bildirim ve prim ödemesinde bulunulmuştur. 31.12.1992 günlü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişi raporunda ise, davacının davalı kooperatife ait işyerinde 18.9.1989 ile 1.10.1990 tarihleri arasında sürekli biçimde çalışmasına rağmen Sosyal Sigortalar Kurumuna eksik bildirimde bulunulduğunun saptandığı öngörülmüştür. 506 Sayılı Kanun madde 130 ve İş Kanunun madde 89 hükmüne nazaran, Sosyal Sigortalar Kurumu ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından düzenlenen tutanak aksinin, eş değerde delillerle ispatlanması gereği tartışmasızdır. Bu yönde, davalı işverenin de kooperatif olması itibariyle işyerinden tesbite konu döneme ait ücret bordroları celbedilmeli ve bu bordrolardan davacının imzasını içerenler bakımından, imzanın kendisine aidiyetini davacının kabul etmesi ya da ikarı halinde benzerlik incelemesi sonucu imzanın davacıya adiyetinin saptanması koşuluyla, bu bordrolarda öngörülen çalışma sürelerine itibar edilmelidir. 18.9.1989 ile 1.10.1990 tarihleri arasında iş müfettişi tarafından düzenlenen işbu tutanakların asinin eş değerde delillerle ispatlanmadığı aylar bakımından ise, davacının işyerinde sürekli biçimde çalıştığı kabul edilmelidir.
Ne var ki, Kuruma bildirilerek primi ödenmiş bulunan çalışma sürelerine ilişkin istem, tesbitte davacının hukuki yararı bulunmadığından bahisle; 18.9.1989 tarihinden önceye, 1.10.1990 tarihinden sonraya ilişkin istemde şimdiki gibi sübuttan reddedilmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, davaya konu istemin yazılı gerekçelerle tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy