(3201 S. K. m. 3, 4, 5, 6) (2147 S. K. m. 4) (506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, fuzulen ödenen aylıklar toplamı 105.335.865. TL.nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Kurum, davalının yurt dışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun gereğince borçlandığını ve isteği üzerine kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, aylık ödemeleri devam ederken davalının Federal Almanya Cumhuriyeti'nden işsizlik sigortası kolundan yardım aldığının tesbit edilmesi üzerine borçlanmasının ve aylığının iptal edildiğini öne sürmüş ve fuzulen yapılan ödemelerin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin 18.12.1997 günlü Davalının 3201 sayılı Kanun uyarınca yaptığı borçlanmasının iptaline ilişkin Kurum işleminin uygun bulunmasına ve buna göre hüküm tesisi gerektiğine dair bozma kararına uyulması karşısında, davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle 3201 sayılı Kanuna dayalı borçlanmanın iptaline dair mahkemenin kabulü yerindedir. Öte yandan davalı sigortalı, 3201 sayılı Kanuna dayalı hizmet borçlanması iptal edilse dahi Türkiye'deki prim ödeme gün sayısı ve 2147 sayılı Kanuna göre borçlandığı yurt dışı hizmet süreleri gözetildiğinde 1.10.1992 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanunun 60/A-a maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Ne var ki, davalının yaşlılık aylığına esas gösterge ve aylık bağlama oranı bu durumda sigortalı aleyhine değişecektir. Davalı sigortalının 1.10.1992 ile 21.11.1995 tarihleri arasında hak kazandığı yaşlılık alığı miktarı yeniden saptanarak sonucuna göre istirdada konu istem hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı nedenlerle istemin aynen kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.07.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy