(506 S. K. m. 53, 109)
Dava: Davacı, eşi Hakkı ...'ın malüllük sigortasından aylık almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davacı Hamiye ... vesayeti altında bulunan kocası Hakkı'nın ruh hastalığının başlangıç tarihinin işe girme ve sigortalı olma tarihinden sonra meydana geldiğinin ve malullük sigortasından aylık amaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı Hamiye ...'ın kocası hakkı'nın babası Yüksel'in dahi ruh hastası olduğu ve 19.7.1988'de vefat ettiği, Hakkı'nın 17.11.1988 tarihinde evlenip ilk defa 2.12.1989 tarihinde işe girip sigortalı olduğu, işe girmeden önce ruh sağlığı ile ilgili herhangi bir doktor raporu aldırılmadığı, 12.1.1991 tarihinde doktora götürüldüğünde Hızlı döngülü bipolar afektif duygularının bozukluğu teşhisi konulduğu, 1.7.1994 - 2.9.1994 tarihleri arasında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde,19.9.1994 2.10.1994 tarihleri arasında K.T.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesinde, 2.11.1995-7.12.1995 tarihleri arasında Erenköy Ruh Sağlıkları hastanesinde yatarak tedavi gördüğü, kendisine kronik şizofreni teşhisi konularak çalışabilir durumda olmadığına dair rapor verildiği anlaşılmaktadır. Bu raporların hiç birinde ruh hastalığının işe girmeden önce veya sonra başladığına dair açıklama bulunmamaktadır.
Her ne kadar davanın yargılaması sırasında 24.11.1997 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, maluliyetine sebep olan hastalığın işe giriş tarihinden sonra ortaya çıktığı malüllük sigorta yardımından yararlanması gerektiği açıklanmışsa da, bilirkişilerin, doktor değil iş güvenliği uzmanı oldukları görülmüştür. 506 sayılı kanunun 53. maddesinin sondan bir evvelki bendinde aranan unsurların var olup olmadığını saptamaya mezun bilirkişiler değillerdir. Kaldı ki Sosyal sigortalar Kurumu'nca; Hakkı'nın ise başladıktan sonra değil, daha evvelden ruh hastası olduğu iddia edildiğine göre; Sosyal Sigortalar kurumu Yüksek Sağlık Kurulu'ndan, itiraz halinde Adli Tıp Kurumu'ndan veya Tıp Fakülteleri Kürsü Konseyi'nden, 506 sayılı kanunun 109. maddedeki prosedür takip edilerek rapor tanzimi icabeder.
Belirtilen hususlar gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu ve işlemlerle maluliyet durumunun tesbiti cihetine gidilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy