(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1968 ve 1969 yıllarında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibariyle, davalı işverene ait işyerinde 1968 ve 169 yıllarında geçen ve davalı işverence Sosyal Sigortalar Kurumuna verilmiş dönem bordrolarında öngörülen 224 günlük çalışma süresinin tesbiti istemine ilişkindir. Bu yönde, öncelikle davacının iddiası çevresinde işveren tarafından tesbite konu döneme ilişkin olarak, sosyal Sigortalar Kurumu'na verilmiş 3 aylık sigorta prim bordroları sosyal Sigortalar Kurumu'ndan celbedilmeli, giderek bu bordrolarda davaya konu çalışma sürelerinin öngörülmesi ve primlerin ödenmesi halinde işbu dava hukuken işe giriş bildirgesinin verilmemesi ve sigorta sicil numarasını içermemesi nedeniyle aidiyet olarak tavsif edilmeli, dönem bordroları verilmesine rağmen prim ödenmemişse 506 sayılı Kanun'un madde 79/8 kapsamında hizmet tesbiti davası olarak kabul edilerek bu yönde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Öte yandan, davalı işveren tarafından 1968 yılı 3-4 ile 1969 yılı 2 dönem bordrolarının ibraz edilmesi ve işverenin resmi kuruluş olması nedeniyle herhalde bu bordroların içerdiği süreler bakımından, Sosyal Sigortalar Kurumu'na intikal etmediği ve primlerin ödenmediği saptansa dahi, 506 Sayılı Kanunun madde 79/8'deki hak düşürücü sürenin geçmediği kabul edilmeli, giderek, Sosyal Sigortalar Kurumu'na herhangi bir biçimde bildirim yapılmayan süreler yönünden ise dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmelidir.
Davacının tesbite konu sürede işyerinde çalışma olgusunun sübutu yönünden ise, Tekel Tuz Sanayi Müessesesi Müdürlüğü'nün davacıya hitaben yazdığı 19.6.1992 tarihli yazıda, davacının 1968 ve 1969 yıllarında 224 gün çalıştığı bildirilmesine rağmen 26.12.1997 tarihli işveren dilekçesinin ekli dönem bordrolarında, Mehmet Doğan adına sigorta sicil nosuz olarak geçen çalışma süresinin bu süreden kısa olması karşısında, işbu çelişki giderilmelidir. Öte yandan; 1968 yılı 3 dönem bordrolarında sadece Mehmet Doğru adına, 1969 yılı 2. döneminde ise hem Mehmet Doğan hem de Mehmet Doğru adına sigorta sicil nosuz çalışma sürelerinin öngörülmesi karşısında, davacı dışında Mehmet isimli başka bir şahsın varlığı işyerinden ve Sosyal sigortalar Kurumu kartoteks kayıtlarından araştırılmalıdır. Keza davacıya ait nüfus kaydı ile yine davacıya ilişkin işveren nezdinde işyeri kayıtları ve Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki şahsi dosya celbedilmeli ve dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışanlar işyeri ve Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarından gerekirse re'sen saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacı dışında Mehmet'in olup olmadığı da yöntemince araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yine davacıya ait sosyal Sigortalar Kurumu'ndaki şahsi dosya celbedildiğinde; bu çalışmaların prim tahakkuk cetvellerinde davacıya ait sigorta sicil nosu ile belirtilmiş olması halinde ise dava, tesbitte davacının hukuki yararı bulunmadığından bahisle reddedilmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy