(506 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, işkazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: İş kazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirlerin 506 sayılı yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine yönelik davanın yargılaması sonucunda yazılı gerekçelerle kabul kararı verilmiştir.
Davaya konu gelirlerin bağlanmasına neden olan işkazası, Maden ocağında vagoncu olarak çalışmakta olan sigortalının, saat 21.00 sularında anayol üzerinde kömür vagonlarının bulunduğu yerde ölü olarak bulunması biçiminde gerçekleşmiştir. Dışardan herhangi bir darp ve cebir gibi etkene bağlı olmadığı belirlenen ölümün kesin nedenini belirleyebilmek için, Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1994/24 Esas 1995/161 Karar sayılı Kamu davasının yargılama sürecinde Adli Tıp Kurumu'ndan iki kez rapor alınmış, 12.11.1993 tarihli Morg İhtisas Dairesi raporunda, iç organların sistematik toksikolojik analizinde herhangi bir toksit madde bulunmadığı, mevcut delillerle ölüm sebebinin tespit edilemediği, tespit edilebilmesi için tüm adli tahkikat dosyasının gönderilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden görüş alınmasının uygun olduğu... sonucuna varılmış, 24.12.1993 tarihli 1. İhtisas Kurulu raporunda ise, 1- Kişinin harici bir travmatik etkenle ölmemiş olduğu,
2-
.kan gönderilmediğinden olayda sözkonusu olabilecek metan, karbondioksit karbonmonoksit gibi gazlara bakılmadığı... iç organlarda ölüme neden olabilecek kendinde mevcut bir hastalık bulunmadığı gözönüne alınarak, olayın olduğu yerde dikkate alındıkta kişinin kömür ocağında gaz zehirlenmesi ve buna bağlı olarak akut solunum yetmezliği ve asfiksiden ölmüş olacağının kabulü gerektiği... belirtilmiştir. Ceza yargılaması sırasında ayrıca kusur incelemesi de yapılmış ve karara dayanak yapılan İ.T.Ü. maden Fakültesi Öğretim Üyelerince düzenlenmiş bulunan raporda, ocakta devamlı gaz ölçümlerinin yapılması, kaza tarihine kadar ocakta zararlı hiçbir gaza rastlanmaması, gerekli emniyet tedbirlerinin alınmış olması ve aynı yerde çalışan işçilerin bu gaz intisarından etkilenmemiş olması, maktulün ocak gazı etkisinde ölmüş olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmaktadır... İbrahim Sakin'in ölümünde kişi ve kuruluşlara kusur verilemeyeceği ve olayda 8/8 oranında kaçınılmazlık olduğu.... sonucuna varılmış, ceza mahkemesince ocak sorumluları hakkında beraat kararı verilmiştir.
Bu davanın yargılaması sürecinde alınan kusur bilirkişi raporlarında davalı işverene %80 oranında kusur verilmişse de, kusur yüklenmesinde, ocakta gaz zehirlenmesine bağlı ölümden yola çıkılmıştır. Oysa ki, ölüm olayının gaz zehirlenmesine bağlı sayılamayacağı ceza mahkemesi kararı içeriği ve dayanaklarıyla kesin maddi olgu halini almış olup, Borçlar Kanununun 53. maddesine göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza kararında kesinleşen maddi olgularla bağlıdır. Ceza kararında verilen beraat kararı ölümün gaz zehirlenmesinden kaynaklanmadığına dayanmakta olup bu olgu kesinleşmiştir. Açıklanan fiili ve hukuki durum karşısında gaz zehirlenmesi sonucu ölüm olarak kabul edilemeyecek ölüm olayı nedeniyle davalının sorumluluğu yoluna gitme olanağı bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye Şemsettin Abik'in muhalefetine karşı, Başkan Erdoğan Aktekin, Üye Resul Aslanköylü, Hulusi Mustafaoğlu ve Coşkun Erbaş'ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 21.09.1998 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 1994/74 Esas sayılı dosyası içinde bulunan Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 24.12.1993 tarih 1. İhtisas Kurulu A.T.No:26 510-93/206-277 Karar No:1365 sayılı heyet raporunun içeriğinden, sigortalının bünyesindeki hastalıktan ölümün meydana gelmediği bilakis maden ocağındaki gaz zehirlenmesinden meydana geldiğinin bir gün önce gaz bulunmasa da, bir gün sonra bulunabileceğinin belirtildiği ve böylece ölüm olayı ile sigortalının çalıştığı maden, ocağı ortamının sağlık açısından olumsuzluğu yönünden illiyet rabıtasının olduğu tıbben belirlenmiştir. Ceza mahkemesinde sanıklara kusur verilmemesi 506 Sayılı Kanunun 26. maddesine göre rücu davası açılmasına engel değildir. Nitekim hükme dayanak kusur raporunda işveren işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uymadığı için %80 kusurlu kabul edilerek tazminata mahkum edilmiştir. Kararın onanması gerekirken, ceza mahkemesindeki beraat kararı verilmesinden bahisle davanın reddi gerektiği yolundaki çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy