(506 S. K. m. 26)
Dava: İşkazası sonucu malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. Davacı Kurumun rücu alacağının tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde; mahkemece, sigortalı tarafından işveren aleyhine açılan tazminat davasında tarafların anlaşmaları üzerine işbu sulhun tasdikine karara verildiğinden bahisle sulha konu maddi tazminat miktarının, sigortalının maddi zararından indirilmesi suretiyle tavan kontrolu yapılmıştır. Ne var ki; sigortalının işveren aleyhine tazminat davasını, işbu rücu davasının Dairemizin önceki bozma kararından sonraki yargılama aşamasında, 8.12.1996 tarihli hesap raporunun alınmasından sonra açması; sigortalının bidayette dava dilekçesindeki istemi, maddi ve manevi tazminat olarak 1.5 milyar iken, rücu davasında alınan ve tavanı teşkil eden miktarı arttıran 31.10.1997 tarihli hesap raporundan sonra bu defa, tazminat davasındaki duruşma günüde beklenmeksizin 12.12.1997 tarihli dilekçe ile 2.5 milyar maddi tazminat ve 100 milyon manevi tazminat miktarı üzerinden işveren ile sulh olduklarını bildirmesi ve özellikle rücu davasında bozma kararından önceki yargılama aşamasında yine davalı tarafça ibraz olunan 31.1.1992 tarihli ibraname ve feragatnamede işbu iş kazasından dolayı sigortalının, işverenden maddi ve manevi tazminat karşılığı olarak 250 milyon TL. aldığından bahisle işvereni ibra ile maddi ve manevi hiç bir hak ve alacağı kalmadığını beyan etmesi karşısında; işbu sulh sözleşmesi ve buna dayalı olarak yapıldığı bildirilen ödemenin davacı Kurumun rücu hakkını bertarafa yönelik biçimde muvazaalı olarak yapıldığı açık ve seçiktir. Giderek 12.12.1997 tarihli sulh sözleşmesinin işbu rücu davasında bağlayıcılığından sözedilemez.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kaul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), davacı Avukatı yararına takdir edilen 20.000.000.- Lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 3.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy