(6183 S. K. m. 58) (506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, ödeme emirlerinin ve toplam 1.253.875.725.-TL. borcun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava sonucu itibariyle 6183 sayılı Kanuna dayalı takibe konu 17.2.1998 tarih ve 12148, 12139, 12136, 12145, 12142 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Davacının .... 231. şube müdürü olduğu; .... nezdinde Devlet İhale Kanununa göre muhtelif inşaat işleri yaptığı için bu kuruluştan alacaklı konumunda bulunan M. Ali gerek idare nezdindeki işyerinde gerekse diğer işyerlerinde çalışan sigortalılara ilişkin olarak prim ve gecikme zammı ile idari para cezası borcundan dolayı adı geçen şahsın ..... nezdindeki hak ve alacakları üzerine haciz şerhi konması için Sosyal Sigortalar Kurumunca ....'ne 5.11.1997 T. ve 47383 S. yine 21.11.1997 tarih 49891, 49889, 48890 sayılı haciz bildirilerinin gönderildiği; haciz bildirilerinin .... yöntemince tebliğ edildiği; ....'ce yasal sürede haciz bildirilerine itiraz edilmediği, ne varki, işbu haciz bildirilerine uygun biçimde işveren M. Ali Sosyal Sigortalar Kurumuna olan prim, idari para cezası ve fer'ilerine ilişkin borcundan dolayı .... nezdindeki istihkak ve teminatları üzerinde haczin uygulanmaması giderek gerekli ödemenin yapılmaması üzerine işbu borç 3. kişi .....nin zimmetinde sayılarak, haciz bildirilerine konu prim, idari para cezası ve fer'ilerinin .... yanında, 17.2.1998 T. ve 12148, 12139, 12136, 12142, 12145 sayılı ödeme emirleri ile şube müdürü sıfatıyla davacıdan da istendiği ve davacı şube müdürünün söz konusu ödeme emirlerinin iptali için işbu davayı açtığı dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Kanunun 58. maddesi hükmüne göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı, hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ilgili makama itirazda bulunabilir. Davaya konu ödeme emirlerinin davacı şube müdürüne 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri çevresinde yöntemince tebliğ edilmemesi karşısında; tebellüğ tarihi olarak davacının öngördüğü 28.2.1998 tarihinin kabulü gerekir. Giderek 28.2.1998 tarihi itibariyle işbu itiraz davası yasada öngörülen 7 günlük hak düşürücü süre dahilinde 4.3.1998 tarihinde açılmıştır.
6183 sayılı Kanunun 3. şahıslardaki menkul malların alacak ve hakların haczi başlığını taşıyan 79. maddesi hükmüne nazaran da; borçlunun 3. şahıstaki alacağı veya bir mali haczedilip de 3. şahıs, borcu olmadığı, malın yed'inde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği, malın istimlak edildiği yahut kusuru olmaksızın telef olduğu alacağın borçluya yada emrettiği yere verildiği gibi bir iddiada ise keyfiyeti haczin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde ilgili tahsil dairesine yazılı beyanla bildirmeye mecburdur; bildirmediği taktirde mal elinde, borç zimmetinde sayılır ve hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri tatbik olunur. Öncelikle anılan madde; kamu borçlusunun 3.kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının haczine ilişkin olup, yasada öngörülen sürede itirazda bulunulmaması ve haciz işleminin uygulanmaması halinde mal elinde, borç zimmetinde sayılarak hakkında, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibat yapılacak kişi yine kamu borçlusunun alacaklı olduğu 3. kişidir. Dava konusu olayda da; Sosyal Sigortalar Kurumuna karşı prim, idari para cezası ve bunların fer'ilerinden dolayı borçlu bulunan müteahhit M. Ali ....'nin yaptığı inşaat işlerinden dolayı .... nezdinde hak ve alacakları olup, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi kapsamında borç zimmetinde sayılacak 3. kişi .....dir ve sonuçta davacı şube müdürünün bu sıfatla anılan madde kapsamında Sosyal Sigortalar Kurumuna karşı her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.
506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre de; Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, yasada öngörülen sürede tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının, tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip ve saymanları, Sosyal Sigortalar Kurumuna karşı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacının şube müdürü sıfatıyla 506 sayılı Kanun madde 80 çevresinde sorumluluğu ancak ....'ne ait işyerlerinde çalışan sigortalılara ait prim, sosyal yardım zammı ve bunların fer'ilerine ilişkindir. Dava konusu prim ve gecikme zamları ise; ....'ne ait işyerlerinde çalışan sigortalılara ilişkin olmayıp, Devlet İhale Kanunu çevresinde yaptığı inşaat işleri nedeniyle ....'den alacaklı bulunan Kurum borçlusunun muhtelif işyerlerinde çalışanlarına ilişkindir ve sonuçta davacı şube müdürünün 506 sayılı Kanunun 80. maddesi kapsamında sorumluluğu da bulunmamaktadır.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar çevresinde davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 1.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy