(4792 s. SSKK. m. 24) (2821 s. Sendikalar K. m. 32/3) (1086 S. K. m. 74)
Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle 1.9.1987 tarihinden itibaren itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Süleyman Caner tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar
okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Petrol-İş Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası tarafından, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 32/3. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.... Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş.işyerinde çalışan sendikalı işçi adına açılan iş bu davada, işyerindeki çalışmanın; 506 sayılı Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesine ve bu kanuna ek ve geçici maddeler eklenmesine dair 3395 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamına girdiği belirtilerek, davacı sigortalının iş ve işyeri itibariyle itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesi istenilmiş, mahkemece; hükme dayanak yapılan 15.07.1998 günlü bilirkişiler kurulu raporundaki " sağlık açısından riskli azotlu gübre üretilen bölümlerde yıllık bazda tüm çalışma saatlerinin %25 ve üstünde çalışan sigortalıların yasadan yararlandırılması gerektiği" yolundaki düşünceleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sigortalının günlük ya da aylık çalışmalarının sadece bir bölümünün itibari hizmet süresinden yararlandırılmasını gerektirecek şekilde gerçekleştiği anlaşıldığından, işyerindeki fiziksel dış etkenlerden, sadece bu ünitelerdeki çalışma süresiyle sınırlı olarak etkilendiği gözetilerek, çalışma süresinin tamamı üzerinden değil, işe giriş ve yasanın yürürlük tarihi ile davanın açıldığı 10.06.1998 tarihine kadar geçen süre içindeki fiilen çalışılan gün sayısı ve itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren günlük çalışma süreleri tespit edilerek, Part-Time esasına göre aylık yararlanma süresi hesaplandıktan sonra, fiilen çalışılan günlere eklenecek itibari hizmet gün sayısının (Çalışılan Gün Sayısı x 0.25) formülüyle belirlenerek bu miktar üzerinden itibari hizmet süresinden yararlandırılmasına karar vermek gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Sosyal Sigortalar Kurumu 4792 Sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca harçtan bağışık olduğu halde davalı Kuruma harç yükletilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda sigortalının itibari hizmet süresinden yararlanması gereken gün sayısının tespiti için bilirkişiler kurulundan ek rapor alındıktan sonra davacının işe giriş tarihinin; işyerinden Kuruma verilmiş işe giriş bildirgesi örneği de dikkate alınarak kesin olarak saptanıp, şayet işe giriş tarihi yasanın yürürlük tarihinden önce ise 01.10.1987 tarihinden, daha sonraki bir tarihte işe girmişse; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak, işe giriş tarihinden itibaren ve 3600 günlük fiili çalışmanın gerçekleşmesi koşuluyla bilirkişiler kurulunca belirlenecek gün sayısı üzerinden davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle
BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy