(506 S. K. m. 130)
Dava: Davacı, sigorta müfettişlerince tanzim edilen 16.10.1997 tarihli tutanağın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı SSK. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davalı Kurum, sigorta müfettişince, davacı şirketin işyerinde yapılan denetimde tanzim edilen 16.10.1997 tarihli tutanakta, Özgür ve Adem'in fiilen çalıştıkları tesbit edilmiş, ancak davacı şirket, sözü geçen kimselerin belirtilen tarihte çalışmadıklarını ve sigorta müfettişince tanzim edilen 16.10.1997 tarihli tutanağın iptalini talep etmiştir. Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak dava kabul edilmişse de, 506 sayılı Yasanın 130/2. maddesi sigorta müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir hükmünü amirdir. Buna göre tutanağın aksi tanık beyanları ile değil ancak eş değerde delillerle doğrulanması gerekmesine rağmen, mahkemeye eşdeğerde herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Kaldı ki, tutanakta ismi geçen kimseler ile işveren vekili tutanakta belirtilen tarihlerde çalıştıklarını imzaları ile doğrulamışlardır. Hal böyle olunca bu sigortalıların gösterilen tarihte çalışmadıklarını, tutanağın gerçeğe aykırı tanzim edildiği ve iptali gerektiği şeklindeki düşünceye itibar edilemez.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddi yerine kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy