(506 S. K. m. 60, 62)
Dava: Davacı, davalı Kurum'dan emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı SSK'dan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkeme davanın reddine karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı Rıza 1.1.1947 doğumlu olup, 21.3.1966 tarihinde ilk defa işe giriş belgesi ile çalışmaya başladığı Sosyal Sigortalar Kurumunda 1987 yılı sonuna kadar 449 gün primi mevcut olduğu, 1991 yılında 27.3.1967-27.6.1969 tarihleri arasındaki askerlik süresini borçlanıp, 2 yıl 3 ay karşılığı 2538.540.-TL. yatırması gerekirken sadece 1/4 süre ve miktarına tekabül edecek kadar 200 gün bedeli olan 626.800.-TL.'yi 5.11.1991'de kurum veznesine yatırdığı, 22.10.1990 ve 7.6.1995 tarihlerinde yaşlılık aylığı bağlanması için iki defa başvurduğu, fakat Bağ-Kur'daki hizmetlerinin bildirilmesi için Bağ-Kur'a yazılan yazıya cevap gönderilmediğinden ve 25 yıllık hizmet süresi ile 5000 günlük prim sayısı tamamlamadığından bahisle başvurusunun Kurumca reddedildiği, davacının süresinde açtığı dava aynı gerekçelerle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 60 ve 62. maddeleridir. Davacı Bağ-Kur'daki çalışma süresini hiç hesaba katmadan, sadece SSK'daki primlerine dayanarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemektedir. 25 yıllık hizmet süresini 21.3.1991'de tamamlamaktadır. Diğer taraftan askerlik borçlanmasında kısmi ödemeye tekabül eden 200 günün karşılığı 66.800.-TL. nin yatırmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Başka bir deyişle askerlik borçlanmasının tümünü yatırması mümkün iken, kısmen yatırmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. O takdirde davacının zaten varlığı tartışmasız olan 4849 günlük primine 200 gün daha ilave edilince 5049 gün eder ki 60 ve 62. maddelerindeki şartlar yerine getirilmiş sayılır.
Açıklanan hususların gözardı edilerek davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy