(506 S. K. m. 6, 79)
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 9.5.1952 olduğunun ve 15 yıllık sigortalılık ve 3600 günlük prim şartının yerine getirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ali Göçen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili; müvekkilinin 9.5.1952 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 15 yıllık sigortalılık süresinin ve 3600 gün prim ödeme koşulunun yerine getirildiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, 9.5.1952-4.9.1952 tarihleri arasında prim kesilmediğinden davanın reddine karar vermiştir. Oysaki Tekel YTB. Sarıver İşletmesinden davacının 9.5.1952 tarihinde işe girdiğini gösteren işe giriş bildirgesi Sosyal Sigortalar Kurumuna verilmiştir. Ayrıca işyeri kayıtlarında 9.5.1952-4.9.1952 tarihleri arasında davacının 95 gün çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 2.6.1949 kabul tarihli ve 1.4.1950 tarihinde yürürlüğe giren 5417 sayılı İhtiyarlık sigortası Kanunu hükümlerinin davada uygulanması söz konusudur. Anılan Kanunun 2. maddesinde 5417 sayılı Kanuna göre sigortalı olamayacaklar gösterilmiştir. Bu yasanın 2. maddesinin c bendinde; "yılın herhangi bir devresinde tam veya fazla faaliyette bulunup öteki devrede büsbütün faaliyetten kalan veyahut da faaliyetini azaltan mevsimlik işlerin yılda hiçbir zaman 200 gün çalıştırmayı gerektirmeyen ve Bakanlar Kurulu Kararıyla belirtilmiş bulunan kısımlarında çalışan işçi ve hizmetliler" sigortalı olamazlar denilmiştir. Ancak, bu Kanuna göre; 200 gün çalışmayı gerektirmeyen işler hakkındaki Bakanlar Kurulunun yayınladığı mevsimlik işyerlerine ait 3/11889 sayılı listede, Tekel İşletmeleri yer almamaktadır. Hal böyle olunca davacının çalıştığı işyeri 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa tabi olmaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumunun davacının işe giriş bildirgesini alınca primleri tahsil ve takip etme yükümlülüğü vardır. Fakat zamanaşımı dolayısıyla 9.5.195 tarihinde başlayan sigortalı çalışmaya ait primleri tahsil etme olanağı yoktur. Bu durumda primlerin davacı tarafından Sosyal Sigortalar Kurumuna 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesindeki esaslara bağlı kalınarak ödenmesi gerekmektedir. Öte yandan, 506 sayılı Kanunun 6. maddesine göre, "sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği belirtilmektedir. Bu sebeple davacı vekilinin 11.2.1998. günlü oturumda sigorta başlangıcının 2.4.1954 tarihi sayılmasına ilişkin talebi de hukuki bir sonuç doğurmaz.
İş bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy