(3417 S. K. m. 4, 7) (506 S. K. m. 80) (6762 S. K. m. 317)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava sonucu itibariyle, mensucat Santral A.Ş.ne ait işyerinden 1992/10-12, 1993/1-9 ayları dönemine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen tasarrufu teşvik kesintisi ile gecikme zammından işveren ile birlikte işverenin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından bahisle icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
Öncelikle, 3417 sayılı Kanunun ödemenin zamanında yapılmaması başlığını taşıyan 7. maddesi hükmüne göre; işverenlerin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını 4. maddede belirtilen süreler dahilinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarlar re'sen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Kanunun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak ilgili banka hesabına yatırılır. 3417 sayılı Kanunun 7. maddesinin 506 sayılı Kanunun 80. maddesine yaptığı atıf çevresinde; tasarrufu teşvik kesintilerini süresi içersinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu çevrede; tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan kişinin anılan madde kapsamında işvereni ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu için, tahakkuk ve ödemede üst düzey yönetici olması zorunludur. Öte yandan TTK. madde 317'ye göre bir anonim şirketin idare ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak yetkili idare meclisine aittir. Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi durumunda; bir anonim şirket yönünden sorumlu üst düzey yöneticiden söz edilebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması ya da şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, genel müdür vekili, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bu yönde, davaya konu tasarrufu teşvik kesintilerinin ilişkin olduğu dönemlerde, davalılardan Oktay Ç.'in yönetim kurulu üyesi - murahhas üye, Ahmet Aydın K.'nun yönetim kurulu üyesi-murahhas üye, Osman Kudret Y'ın genel müdür, yönetim kurulu üyesi-murahhas üye, Seyhan T.'in genel müdür vekilliği görevlerinde bulundukları sürelerle sınırlı biçimde bu görevleri yanında haiz oldukları A grubu imza yetkisinin içeriği, prim ya da tasarrufu teşvik kesintisinin tahakkuk ve ödenmesinde, şirketin yönetim ve parasal konularında yetkili olup olmadıkları şirket ana sözleşmesi celbedilerek yöntemince araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Giderek istifa, hukuki sonuçlarını karşı tarafa ulaşmakla meydana getiren tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir irade beyanı ise de; şirket ana sözleşmesinde, istifanın geçerliliği için başkaca koşullar aranıp aranmadığı araştırılıp ve davalılardan Osman Kurdet Y. ile Ahmet Aydın K.'nun istifalarının geçerliliği, bu çevrede irdelenmelidir. Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy