(506 S. K. m. 26) (1475 S. K. m. 26, 73, 87)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Haydar ... ve T.Şeker Fb. A.Ş.Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ali ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davacı Kurum 506 ayılı Yasanın 26. maddesine dayanarak davalılar aleyhine rücu davası açmıştır. Zararlandırıcı sigorta olayının Turhal Şeker Fabrikası Artova Depo Şefliği işyeri sigortalılarından Bekir ...'ın 19.12.1993 günü ambar önüne bir amaçla gelen yakınları ile görüşüp ambara girmek için yönelmiş olduğu sırada işyerine şeker getirip bu yükü boşalmış olan ve fabrikanın anlaşmalı müteahhit araçlarından şoför Osman ... yönetimindeki 60 AH 54 plaka nolu tırın geri geri ilerlemesi sırasında bunun lastiklerinin altında kalması sonucu vefat ettiği şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Olayın iş kazası olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, olayda işveren ve diğer davalıların ve kazazedenin kusurlu olup olmadıklarına ve kusur nispetlerine ilişkindir. 1475 sayılı İş yasasının 73. maddesinde Her işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür.
İşçilerde işçi sağlığı ve iş güvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler denilmektedir. Olayımızda ise işveren Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.nin şeker boşaltan tır şoförünün yükünü boşaltması ve her hangi bir kazaya meydan vermemesi için uygun ortam hazırlaması yükümlülüğü vardır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, şoförün geri manevrası ve gerekli yere yanaşması yönünden gözcü görevlendirilmediği şoförün geri manevra sırasında davalılardan Haydar Demirbaş'a orada tesadüfen bulunması nedeniyle gözcülük yapmasını istediği şoförün ise arabayı geri geri gitmek hususunda hareket ettirmeden önce, çevredeki kişilerin uzaklaşmasını sağlayacak önlem almadığı aracın geri kısmını kontrol etmediği, klakson çalmadığı ve yavaş yavaş geri gitmediği anlaşılmaktadır. Kazazede Bekir ...'ın ikaza rağmen kaçmadığı görüşünün gerçekle bağdaşmadığı hayatın olağan akışına göre, geri geri gelen tırdan uzaklaşması istenmesi halinde bir kimsenin tırın dorsesinin altında kalmak istemesini düşünmek mümkün değildir. Olay iş sahası içinde olan bir olay olup, mücerret bir trafik kazası gibi düşünülmesi mümkün değildir. Olayın meydana gelmesinde işveren Şeker Fabrikaları A.Ş.nin uygun iş ortamı hazırlamaması gözcü (nezaretçi) bulundurmaması veya şoför muavini bulundurmaması (506 S.K. 26,87) nedeniyle, şoför Osman ...'un geri manevra yapmadan önce ve geri manevra sırasında geri kısmı kontrol etmeden tedbirsizce hareket etmesi tesadüfen gözcülük yapan Haydar ...'ın gereken önemi göstermemesi ve kazazedenin de kendini kuruması için gereken dikkat ve özeni göstermemesinin etkili olduğu kuşkusuzdur.
Diğer taraftan bu hususta dosyadaki bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu görülmektedir. Mahkemece olayın iş kazası olduğu iş yasası, o iş koluna ait işçi sağlığı, iş güvenliği tüzüğü hükümleri 506 sayılı Yasanın 26,87 ve diğer ilgili hükümleri açısından değerlendirilmediği anlaşılan Adli Tıp trafik İhtisas Dairesinin kusura ilişkin raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.04.1999 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy