(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, ödeme emrinde belirtilen miktardan %15 hissesine düşen 7.000.000. TL. ile sorumlu olması gerektiğinin tespiti ile sermaye payından fazlası için ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı Harun ...; H... ve Ticaret limited Şirketine ait 524.113.710. TL. işçi prim borcundan dolayı kendisine tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 80, 6183 sayılı Kanunun 35. maddeleridir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; H... ve ticaret Limited Şirketinin 1997 yılı 2-12 ve 1998 yılı 1-3. aylarına ait ödenmeyen 524.113.710.-TL. işçi prim borçlarından dolayı 2.11.1998 gün ve 1998/488 takip sayılı idari ödeme emrinin 6183 sayılı Kanuna göre 26.11.1998 tarihinde davacı Harun ...'ye tebliğ edildiği, davacı 1.12.1998 günü Kurum'a mal beyanında bulunarak, birlikte itiraz ettiği, ayrıca 2.12.1998 tarihinde ödeme emrinin iptali için iş mahkemesine dava açtığı, davacının şirkette 3/20 paya sahip kurucu ortak olduğu Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanıp 1.7.1995 tarihinde tescil edilen ilanın icabı ilk 3 yıl için diğer ortak Halil ...'nin Şirket Müdürü seçildiği, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, fakat mahkemece 506 sayılı Kanunun 80. maddesi gereği işveren veya yöneticiler müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarından bahisle talebin tümüyle reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar 80. maddede şirketteki üst düzey yönetici ve yetkililerin müteselsilen, sorumlu olacağı belirtilmişse de; davacı sadece kurucu ortak durumunda şirkette 3/20 pay malikidir. Davacı hissesi oranında sorumlu olacağını açıkça kabul ettiği için borcun 6183 sayılı Yasanın 35. maddesinde yapılan değişiklikten önceye ait olması sonucu etkilememektedir.
Dosyadaki muhtevaya göre şirketin fiilen ortadan kalktığı ve kurumun Limited şirketten alacağını tahsil imkanı kalmadığı anlaşıldığından, doğrudan doğruya ortaklar aleyhinde takip yapmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Keza, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesini değiştiren 22.7.1998 gün ve 4369 sayılı Kanunun 21. maddesine göre; Limited Şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya mesul olurlar, demektedir.
Davacının iddiası da; şirketteki 3/20 paya tekabül eden 75 milyon TL. prim borcundan sorumlu olacağı yönündedir.
Belirtilen hususlar göz ardı edilerek davacının şirketteki payı oranında sorumlu tutulması gerekirken, talebin tümden reddedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy