(657 S. K. m. 13) (2709 S. K. m. 129)
Dava: Davacı, trafik (iş) kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; ... Belediye Başkanlığınca 11.08.1995-12.08.1995 tarihlerinde Gölcük Belediyesince verilecek iki günlük hizmet içi eğitim kursuna katılmak ve Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü ile ilgili belgeleri alıp getirmek üzere görevlendirilen üç arkadaşı ile birlikte, Belediye Başkanlığınca kendilerine araç tahsis edilemediği için Belediyede çalışmakta olan bir arkadaşına ait 34 ... 56 plakalı özel araçla verilen görevi yerine getirmek üzere yola çıkan Belediye Hesap İşleri Müdürlüğünde 657 Sayılı Yasaya tabi memur olarak çalışan Nuri Düzgün yönetimindeki aracın; karşı yönden gelen Erdoğan ... yönetimindeki 34 FFS 53 plakalı tankerle çarpışması sonucu ölen ... Belediyesinde görevli sigortalı işçi Ali ....'ın hak sahiplerine yapılan ödemeler üzerine uğranılan 250.000.000 Lira Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, olay tarihinde ve halen Emekli Sandığına tabi bir Kamu görevlisi olan davalının; husumetin Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğine dair savunmasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.1995 gün ve 10-774/45 ve 17.06.1998 gün ve 10-457/510 sayılı kararlarında belirtildiği gibi; Anayasanın 129/5 maddesinde "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve Kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir." hükmünün öngörülmüş olmasına keza 657 Sayılı Kanunun 13.'nci maddesi de bu hususu amir olduğundan yetkilerini kullanırken deyiminin; uygulamada görevlerini yaparken biçiminde yorumlanmasına, normlar hiyerarşisine göre önce Anayasa ve sonra sırasıyla, Kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerinin uygulanması prensibinin hukukun evrensel kurallarından bulunmasına göre eylem veya işlemin görev kusuru olarak nitelendirilebildiği hallerde, kişisel kusura dayanılarak memur veya kamu görevlisi hakkında Adli Yargıda doğrudan doğruya dava açılmayacağından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Başkan Erdoğan ....'in muhalefetine karşı; Üye Resul ..., Şemsettin ..., Hulusi ... ve Coşkun ....'ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 27.05.1999 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy