(506 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, davalı Kurum kararının iptali ile maluliyetinin tespitine ve 100.000. TL. alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 506 sayılı Kanunun 53.maddesine göre malul sayılması gerektiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile malulen emekli aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiş mahkeme işe davanın reddine karar vermiştir.
Davacının 1.8.1988 tarihinde teknik ressam olarak işe başladığı, 30.7.1991 tarihine kadar sigortalı çalışmasının bulunduğu tartışmasız olup, davalı Kurum, davacının sigortalı olarak ilk defa ise başladığı tarihte malul sayılacak derecede hasta olduğunu ileri sürerek, malullük sigortası bağlanması yolundaki başvurusunu reddetmiştir.
Sosyal Sigortalar Kurumunun konu ile ilgili 53. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hükme göre, işe başladığı tarihte malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.
Yasanın bu açık hükmüne göre işe başlamadan önce var olduğu anlaşılan hastalığın işe ilk giriş tarihinde malul sayılmayı gerektirecek derecede olup olmadığının mahkemece araştırılması gerekir.
Buna göre, hükme dayanak yapılan 19.11.1997 tarihli Adli Tıp kurumu raporunda davacının işe başlamadan önce diabetes mellitus Tıp iş hastası olduğu ancak, bu hastalığın komplikasyonu olarak gelişen dabetik retinopatı ve fitizis bulbinin hastalığının ise, işe başladıktan sonra meydana geldiği mütalaa olunduğuna göre, mahkemece ise giriş tarihinde mevcudiyeti Adli Tıpça kabul edilen Tip iş diabetus mllitus hastalığının, davacının SSK. 53. maddesinin a ve b bendlerinde açıklandığı şekilde malul sayılmasını gerektirecek nitelikte olup olmadığı Adli Tıp Kurumundan alınacak bir rapor ile belirlenmeli ve maluliyet bu hastalığa dayanıyorsa davanın reddine, maluliyetin davacının işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkan rtinopati fitizis bulbi ve tam görme kaybı arızasına bağlı olduğunun kabulü halinde ise ilk defa işe giriş tarihinde malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arıza mevcut bulunmadığına göre davanın kabulüne karar verilmelidir.
Adli Tıp Kurumunca verilen 25.11.1998 tarihli ikinci raporda hastalığın mesleki hastalık sonucu meydana gelmediği kabul edildiğine göre, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda dosyadaki rapor, müşahede ve tetkik yazıları ile diğer tıbbi evraka göre bilirkişiden öncelikle maluliyetin hangi hastalığa dayandığı ve bu hastalık dolayısıyla sigortalının çalışma gücünün en az 2/3 oranında kaybettiğinin veya 2/3 oranında çalışma gücü kaybedilmemekle birlikte çalışamayacak durumda olduğunun tespiti gerekecektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki sebepler göz önünde tutulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.06.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy