(765 S. K. m. 46) (818 S. K. m. 54)
Dava: Davacı, öldürülen sigortalının haksahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ali tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Bağ-Kur vekili; Davalının Bağ-Kur sigortalısı Ziyaettin ... 'ü 2.04.1996 tarihinde tüfekle vurarak öldürmesi nedeniyle haksahiplerine bağlanan gelirleri rücuan talep etmiştir.
Mahkeme, davalı hakkında Ceza Mahkemesinin; paranoid-şizofreni olması sebebiyle Türk Ceza Kanununun 46/1. maddesi uyarınca ceza tayinine mahal bulunmadığına karar verdiğini; bu nedenle, cezai ehliyeti bulunmayan davalı hakkındaki rücu davasının reddine karar vermiştir. Ancak, Borçlar Kanunu'nun 54 ncü maddesinin 1 inci fıkrası, Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine hüküm eder, kuralını koyduğu halde, mahkemenin yasanın bu kuralına aykırı şekilde tazminat talebinin reddine karar vermesi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, yukarıda bahsedilen Borçlar Kanunun ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun ilgili kurallarını nazara alınarak yargılama yapmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, Bağ-Kur vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy