(506 S. K. m. 60) (2926 S. K. m. 2, 3) (3201 S. K. m. 5) (Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında 3201 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 7)
Dava: Davacı, 01.02.1993 tescil tarihi itibariyle Bağ-Kur tarım sigortalısı sayılamayacağının tespiti ile, aksi yöndeki Bağ-Kur işleminin iptaline ve 23.07.1998 tarihli tahsis başvurusuna göre sosyal Sigortalar Kurumu'nca yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davada neticeten; resen tescilinin yapıldığı 01.02.1993 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmadığının ve 2.07.1998 tarihli tahsis başvurusu ile Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istenmektedir.
Mahkemece, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmayacağının tesbitine, tahsis isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2926 sayılı Yasanın 2 ve 3. maddeleri ve dava dosya içeriği ise davacının Tarım sigortalısı olmadığı yönündeki mahkeme saptamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, Davacının Sosyal Sigortalar Kurumundaki şahsi sicil dosyası incelendiğinde, tahsis konusunun, Kurum tarafından Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle reddedildiği, 3201 sayılı Yasa ile 1.06.1973-31.12.1988 tarihleri arasındaki 5593 gün sürenin borçlanılarak, ödemelerin 22.07.1998 tarihinde tamamlandığı, 0.02.1991-30.06.1998 tarihleri arasında ise Sosyal Sigortalar kurumundan isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödemelerinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
3201 sayılı Yasa 5/2 ve 3201 sayılı Yasa uygulama yönetmeliği 7/c maddesinde yer alan Türkiye'deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önce yurtdışında geçen sürelerin borçlanılmasında, sigortalılığın başlangıç tarihi borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülerek tespit edilen tarihtir hükmü karşısında davacının tahsise esas alınacak sigortalılık süresinin hesabında, sigortalılık başlangıç tarihi olarak Türkiye'de isteğe bağlı olarak prim ödemeye başladığı 0.02.1991 tarihi yerine Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi hiçbir sigortalılığı bulunmayanlar için öngörülen, sigortalılığın başlangıç tarihi olarak Yurtdışı borçlanma primlerinin ödendiği, 22.07.1998 tarihinin esas alınarak borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmesi suretiyle 506 sayılı Yasa 60. madde koşullarının hatalı olarak değerlendirilmesi ise isabetsizdir.
Mahkeme, dosya kapsamında bulunmayan, davacıya ait tahsis talep dilekçesinin de getirtilerek, belirtilen bu hukuki ve maddi olgularda dikkate alınarak hüküm kurmak gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı gerekçelerle hüküm tesisi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklana nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy