(1479 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 01.04.1997 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davada, neticeten 20.04.1982-22.03.1985 döneminde Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğinin ve 01.04.1997 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istenmektedir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Kurum, davacının belirtilen dönemde vergi mükellefiyet kaydı ve prim ödemesi bulunmadığı nedenleri ile sigortalı saymamaktadır. Ancak Gelendost İcra Müdürlüğü'nün 1984/286 ve 1990/102 takip numaralı icra takipleri ile söz konusu döneme ait prim borçlarının tahsil edilmiş olması karşısında mahkemenin bu yöndeki tespit hükmünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi incelemesi ile, davacının sigortalı olduğu 04.06.1973-26.03.1997 devresinde sadece tahsil edilmesi gereken prim asılları yönünden soyut bir değerlendirme yapıldığı, davacının prim ödeme tarihleri ve miktarları yönünden bir değerlendirme içermediği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; 1479 sayılı Yasa 35/a maddesi uyarınca yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının kurumdan yazılı istekte bulunduğu tarihte prim ve her tür borçlarının ödenmiş olması koşulu yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacının tüm sigortalılık devresinde, gerek icra gerekse kurum hesabına yapılan, askerlik borçlanması dolayısıyla yapılan ödenen de dahil olmak üzere tüm ödemeler saptanarak tahsis talep tarihi itibariyle kuruma prim ve gecikme zammı borcu olup olmadığının öncelikle kurumdan gerekirse daha sonra yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile saptandıktan sonra hüküm kurmak gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy