(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.3.1976-10.7.1992 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibariyle, davalı işverene ait işyerinde 1.3.1976 ile 10.7.1992 tarihleri arasında geçen ancak Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu tür davalar nitelikçe kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, deliller re'sen toplanmalıdır. Davacı; davalıya ait işyerinde kahya olarak çalıştığını iddia etmiş, davacı tanıkları da bu yönde beyanda bulunmuşlardır. Ne var ki, davalı işverenin savunması ile davalı tanıklarının anlatımı kapsamında; davacının 8.2.1990 tarihinden önce de kendisine ya da eşine ait olup başka köylerde bulunan arazilerde kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı ilgili vergi Daireleri ya da meslek kuruluşlarından yönetimince araştırılmalı; sübutu halinde ise, davalı işverene ait başka köyde bulunan çiftlikteki kahyalık işi ile iş bu tarımsal faaliyetin birlikte yürütülüp yürütülemeyeceği hususu üzerinde durulmalıdır.
Giderek davacının, davalıya ait çiftlikte hizmet akdi ile mi yoksa ortakçı olarak kendi nam ve hesabına mı çalıştığı konusunda, davacı ise davalı tanıklarının anlatımları arasındaki çelişki yöntemince giderilmelidir. Özellikle, davalı işverene ait çiftliğin bulunduğu köy seçmen kütüğünde davacının adının bulunmaması itibariyle tespite konu sürede davacının bu köyde ikamet edip etmediği köy muhtarlığından araştırılmalı; davalı işverene ait arazilerin varlığı, niteliği ve yüzölçümünün ilgili tapu müdürlüğünden saptanmasından sonrada tespite konu sürede, sürekli biçimde kahya olarak çalışılıp çalışmayacağı hususunda gerekirse mahalli bilirkişiden mütalaa alınmalı; komşu arazi sahipleri ile bu arazilerde çalışanlar gerekirse re'sen saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli; yine 1995/92 esas, sayılı sulh ceza davasında müşteki olan Mehmet... 'ın, 4.11.1993 tarihli şikayet dilekçesi kapsamında şahadetine başvurulmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Giderek, tespite konu süre dahilinde davalı Kuruma bildirilerek primleri ödenen sürelere ilişkin istemde, davacının tespitte hukuki yararı bulunmadığından bahisle reddedilmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy