(506 S. K. m. 60) (2829 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, her iki Kurum işleminin iptali ile Sosyal Sigortalar kurumunca bağlanan aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan SSK avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava sonucu itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumunca davacıya bağlanan aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksini öngören Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Davacıya Sosyal Sigortalar Kurumunca 1.10.1996 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun 60/A-c maddesine göre yaşlılık aylığı bağlandığı; 8.1.1993 tarihinde davacının vergi kaydı ile meslek kuruluşu kaydına dayanılarak 2.9.1991 tarihi itibariyle Bağ-Kur'a tescilinin yapıldığı ve 2.9.1991 ile vergi kaydı ile meslek kuruluşu kaydının silindiği 5.5.1998 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayıldığı; bu durumun 11.6.1998 tarihinde Sosyal sigortalar Kurumuna bildirilmesi üzerine Sosyal Sigortalar Kurumunca zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışan 1.2.1992 ile 31.5.1996 tarihleri arasındaki Sosyal Sigortalar Kanununa tabi isteğe bağlı sigortalılığı ile bunun sonucu olarak yaşlılık aylığının başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiği; davacının 2.9.1991-5.5.1998 tarihleri arasında bakkallıktan dolayı vergi kaydı ile meslek kuruluşu kaydının bulunduğu dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öncelikle davacının iptale konu isteğe bağlı sigortalılığı dışındaki 506 sayılı Kanuna tabi prim ödeme gün sayısı, askerlikte geçen borçlanma süresi dahil 3798 gündür ve davacı 1953 doğumlu olup 5 yaşını ikmal etmemiş bulunduğundan 506 sayılı Kanunun 60. maddesinde bentler halinde öngörülen yaşlılık aylığı tahsis koşullarından hiç biri davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Giderek 2829 sayılı Kanunun 8. maddesi kapsamında, son 7 yılda en fazla fiili hizmet süresi de Bağ-Kur'a tabi bulunmaktadır.
Ne var ki, Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu kendi nam ve hesabına herhangi bir işverene bağlı olmadan çalışmadır. Giderek vergi kaydının varlığı kendi nam ve hesabına çalışmanın karinesi olup, bu karinenin aksinin ispatı mümkündür. Davacının vergi kaydı, meslek kuruluşu kaydına rağmen, kendi nam ve hesabına herhangi bir çalışmasının olmaması yada kısa 1 süre sonra bu çalışmaya son vermesi halinde; gelir vergisi kaydı silinmemiş olsa dahi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağından yada kendi nam ve hesabına çalışmaya sn verdiği tarihte zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı sona ereceğinden davacının 1.6.1998 tarihli dilekçesi kapsamında araştırılması gereken husus kendi nam ve hesabına çalışması olup olmadığı ya da hangi tarihte bu çalışmanın sona erdiğidir. Bu yönde; davacının niza konusu dönemde beyanname verip vermediği vergi ödeyip ödemediği ilgili vergi Dairelerinden araştırılmalı ve toplanacak diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı süre kesin biçimde saptanmalı ve bu süre dışındaki dönem için Sosyal Sigortalar Kanununa tabi isteğe bağlı sigortalılığı geçerli kabul edilerek davaya konu istemler bu çevrede değerlendirilmelidir. Sosyal Sigortalar Kanununa tabi isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemde kendi nam ve hesabına çalışmasının sübuta ermesi halinde ise, istem şimdiki gibi reddedilmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy