(818 S. K. m. 61, 64, 66)
Dava: Davacı, fuzulen ödenen 357.191.329.-TL. yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilaında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Sosyal Sigortalar Kurumu, davalılara 1.12.1995 - 21.7.1997 tarihleri arasında ödenen ölüm aylığının, murisi Mehmet'in 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığı hizmet ve Türkiye'deki hizmetleri nazara alınarak düzenlendiğini sonra 3201 sayılı Yasa'ya göre borçlanmanın iptal edildiğini ileri sürerek ödenenlerin istirdadını istemiştir. Dosyada bulunan, Trabzon İş Mahkemesinin 1997/759 esas sayılı dosyasında Mehmet'in haksahiplerinin Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü aleyhine açıtıkları tespit davasına ait verilen 15.4.1999 tarihli ve 1997/759 esas 1999/85 sayılı kararın Yargıtay'dan da geçerek kesinleştiği, kararın içeriğinden muris Mehmet'in 1.11.1995 tarihinde vefat ettiği, 3201 sayılı Yasaya göre borçlanmanın iptal edildiği ancak, murisin iptal edilen borçlandığı süre dışında kalan hizmetlerine göre hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması gerektiğine, yetim aylıklarının kesildiği 21.7.1997 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu duruma göre, haksahiplerine 1.12.1995 - 21.7.1997 tarihleri arasında davacı Kurumca 3201 sayılı Yasa ve diğer hizmetlere göre bağlanan ölüm aylığından yine 1.12.1995 - 21.7.1997 tarihleri arasında 3201 sayılı Yasaya göre borçlanılan süreler dışlanarak bağlanması gereken ölüm aylığı hesap edilerek, iki ölüm aylığı toplamları arasındaki farkın Sosyal Sigortalar Kurumu'nca geri istenebileceği gözönünde tutularak ve bu arada davalılara ödenmekte olan yetim aylıkları 21.7.1997 tarihinde kesildiğine göre tekrar bağlama tarihine kadar ödenmemiş yetim aylıklarının da tespit edilecek borç miktarından tenzili suretiyle alacak borç durumunun kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı gerekçelerle davanın reddi usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 16.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy