(4721 S. K. m. 3) (506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 66) (2004 S. K. m. 97)
Davacı, istihkak iddiasının kabulü ile araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Akif Mendi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davalı Sosyal Sigortalar Kurumu, Demirağ Örme Sanayi ve Tic. Limited Şirketinden alacağı olan prim+tasarruf (zorunlu tasarruf alacağı) ve ekleri tatarı, 1997 yılına ait 12.500.000.000 TL alacağının tahsili için şirketin 55 DT 464 Pl. 1997 model ford marka kamyoneti üzerine yaptığı takip sırasında haciz koyması ve trafik kaydına işlenmiştir. Haciz şerhinin işleniş tarihi 10.11.1998'dir.Araç ise, borçlu şirketin temsile yetkili kişisi olan T. Demirağ tarafından A. Akkuş'a satılması hususunda 1978 doğumlu Y. Akkuş'a 20.07.1998 tarihinde vekalet verilmiş ve Yusuf Akkuş aracı 30.07.1998 tarihinde Ahmet Akkuşa kati olarak satarak ve bedelini de nakten aldığını belirterek teslim etmiş işlem Osmancık noterliğince yapılmıştır. Yukarıda açıklanan duruma ve dosya içeriğine göre Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlu olan Demirağ Örme Sanayi ve Tic. Limited Şirketinin borçtan kurtulmak için elindeki mal varlığını muvazaalı olarak elden çıkarmak için bu aracı sattığı bellidir. Keza 20 yaşındaki Yusuf Akkuş'a da geniş yetki vererek ve hem de dilediği şekil ve şartlarda ve bedelde satmasına yetki verilmesi konusu da üzerinde kuşku ile durulacak husustur. Yusuf Akkuş ise, aracı akrabası olan Ahmet Akkuşa satmıştır. Bütün bu durumlar satışın gerçek bir satış olmayıp muvazaalı olduğu, vekil Yusuf Akkuş ile Ahmet Akkuşun borçlu şirketle yakın ilişkileri olan kişiler olduğu, satışın muvazaalı bulunduğu kuşkusunu kuvvetlendirmektedir. Ahmet Akkuşun iyi niyetli alıcı olmadığı şüphesini arttırmaktadır. Mahkemece, bu hususlar üzerinde yeterince durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.01.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy