(506 S. K. m. 26) (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü m. 22, 182)
Dava: Davacı, işkazasında malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Davaya konu işkazası, doğuştan sağır ve dilsiz olan sigortalının davalı işverene ait doğrama atölyesinde bir çıtayı frezede işlerken, elinin freze bıçağına teması sonucu meslekte kazanma güç kaybına uğraması şeklinde meydana gelmiştir.
Düzenlenen 12.03.1996 tarihli kusur raporunda, söz konusu freze tezgahında koruyucu önlem alınmadığı, ancak sigortalının tecrübeli olduğu, 30.05.1996 tarihli kusur raporunda ise madeni koruyucu bulunduğu, ancak sigortalının işgüvenliği önlemlerine uymadığı nedenlerle neticeten sigortalı ayrı ayrı %50 oranında kusurlu bulunmaktadır.
İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü 182. ve diğer maddeler, kazaya sebebiyet vermeyecek ölçüde freze bıçağının uygun koruyucularla örtülmesi gereğini, sakatların istihdamı hakkında Tüzük 22. madde ile de işverenlerin sakat sigortalının bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi gereği belirtilmektedir. Ayrıca sigorta müfettiş raporuyla işverenin iş güvenliği önlemlerini almadığının belirtilmiş olması karşısında aksinin kabulü ayrıca kayden benzeri işlerde ya da eğitim birimlerinde çalıştığı saptanmadan 20 günlük sigortalının babası aracılığıyla sigorta müfettişine verdiği birkaç pratiğim vardı şeklindeki ifadeden sigortalının yaptığı işte tecrübeli olduğunun kabulü şeklindeki ifadeden de sigortalının yaptığı işte tecrübeli olduğunun kabulü şeklindeki düşüncelerle düzenlenen kusur raporlarının hükme dayanak alınması isabetsizdir.
2- Kabule göre de tavan zarar dikkate alınarak Kurumun bağladığı peşin değerli gelirin kusur oranı karşılığına (iç tavan) karar vermek gerekirken tamamının hüküm alınması da usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy