(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, iptal tarihinden itibaren birikmiş maaşların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, isteğe bağlı sigortalılığın iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiş, mahkeme ise, davacının isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemde aynı zamanda yurtdışında zorunlu sigortalı olduğunu ve bu durumun Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10. ve 27. maddelerine göre, isteğe bağlı sigortalılığa engel teşkil edeceğini kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.
İsteğe bağlı sigortadan yararlanma şartlarını 506 sayılı Kanunun 85. maddesi düzenlemiştir. Bu kapsamda, maddenin c bendinde yer alan "herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak" hükmü ülkemizdeki sosyal güvenlik kuruluşlarını ifade eder. Bu nedenle aynı dönemde yurt dışında gerçekleşen sigortalı çalışmaların isteğe bağlı sigortalılığa engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Öte yandan Federal Almanya ile Türkiye arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesi taraf ülkelerinde geçen sigortalı çalışmaların birleştirilerek değerlendirilmesine imkan sağlayan bir sözleşmedir. Sözleşmenin gerek 10. ve gerekse 27. maddeleri bir ülkede gerçekleşen sigortalılık süresinin diğer taraf ülkede değerlendirilmesi için düzenlenmiştir. Dava konusu olayda ise Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurarak isteğe bağlı sigortalı olan davacı diğer taraf ülkede değil, yine ülkemizde bunun değerlendirilmesini isteyerek, yaşlılık aylığı talep etmektedir.
Kaldı ki davacı vekili yurtdışındaki çalışmaya ilişin sigorta primlerinin Alman makamlarından istendiğini ileri sürdüğüne göre bu durum ilgili mercilerden sorularak araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olguları dikkate almadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar vermesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, oyçokluğuyla 04.05.2000 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 2. maddesine göre iki taraf bakımından sigortalılık kabul edilen mevzuat sayılmış olup 506 sayılı Kanuna göre sigortalılık (zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık) iki taraf yönünden de geçerlidir. Ancak aynı süre içinde geçen sigortalılık iki taraf yönünden de bir tek süre olarak sayılır. Almanya'da fiilen çalışılan süre için ayrıca Türkiye'de isteğe bağlı sigortalı olunamaz. Bu nedenlerle çoğunluk kararına karşıyım.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy