(1479 S. K. m. 63) (818 S. K. m. 52)
Dava: Davacı, öldürülen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre Davacı Bağ-Kur'un temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalıların temyizine gelince; Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanarak kesinleşen ağır ceza mahkemesi kararının gerekçesinde: gerçektende, davalının murisinin zararlandırıcı sigorta olayına sebebiyet veren adam öldürme eylemi, ( maddi olgulara dayandırılmak suretiyle ) açıkça "meşru müdafaa" şeklinde tavsif edilmiş olduğu görülmektedir. Olay mahkemece de meşru müdafaa hali olarak kabul edilerek TCK' nun 49/2 maddesine uygun bulunmasına göre bu eylemin "suç teşkil etmediği" hususunda hiçbir duraksamaya mahal bulunmadığı ortadadır.
Oysa, davaya dayanak yapılan 1479 sayılı Yasanın 63. maddesine göre, Kurum zararının rücuan istenebilmesi için zararlandırıcı sigorta olayı "...bir kimsenin suç sayılır hareketi ile..." meydana getirilmiş olmalıdır.
Müşahhas olayda, murisin eylemi ( meşru müdafaa hali nedeniyle ) suç sayılır olmaktan çıkmış bulunması olgusu karşısında artık davalıların tazminle sorumluluğu cihetine gidilemez. Kaldı ki, ayrıca Borçlar Kanununun 52. maddesinde de bu durumda mütecavizin şahsına veya mallarına yapılan zarardan dolayı "tazminat lazım gelmeyeceği" açıkça belirtilmiştir.
Şu hale göre, mahkemece davanın tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy