(2918 S. K. m. 85) (1479 S. K. m. 63)
Dava: Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Karar: Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davalı Otobüs İşletmeleri Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Muzaffer Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu alaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Muzaffer'in temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Bağ-Kur vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 63. maddesidir. Maddede Kurumca yapılan yardımlar için, ilk peşin değeri ile sınırlı olarak üçüncü kişilere; istihdam edenlere, araç sahiplerine ve diğer sorumlulara rücu edileceği kuralına yer verildiğine göre, burada çözümlenmesi gereken husus, davalı otobüs fırmasının madde kapsamına girip girmediğini belirlemekten ibarettir.
Otobüs firmaları çalıştırdıkları araçların maliki olmasa bile, bunlar üzerinde denetim ve sorumlulukları vardır. Karşılığında da belirli bir ekonomik çıkar sağladıklarında kuşku yoktur. Gerçekten fırmada çalıştırılacak araçların belirlenmesi, çalışma şartları, ulaşım programının tespiti, sürücü ve sair personelin denetimi ve gerektiğinde işlerine son verilmesi gibi yetkileri haiz olan otobüs firmalarının doğacak zararlardan araç sahibi ile birlikte, müteselsilen sorumlu tutulması gerekir.
Esasen 63. maddenin 2. fıkrası böyle bir sorumluluğu zorunlu kılmaktadır. Kazalı sigortalının diğer aracın yolcusu olması bu sonucu değiştirmez. Mahkemenin yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde davalı Otobüs İşletmesi Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Bağ-Kur vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy