(506 S. K. m.26/son)
Dava: Davacı, trafik kazasında yaralanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalıdan İ.E.T.T. İşletmeleri Genel Müdürlüğü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 4146 sayılı Kanunla değişik 427. maddesi hükmünce kesinlik sınırı, 20 milyona çıkarılmış ve anılan Kanunun Geçici 1. maddesi ile sözkonusu değişiklik Kanunun yürürlüğe girdiği 01.01.1998 tarihinden sonra açılacak davalarda uygulanacağından inceleme konusu karar bu tarihten sonra verilmiş ve kesinlik sınırının altında kalmış olmakla, sözkonusu maddelere göre hüküm kesin nitelik taşıdığından, 01.06.1990 tarih ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak, Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin temyiz dilekçesinin, kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle Dairemizce reddine karar verilmek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı İ.E.T.T İşletmeleri Genel Müdürlüğü işveren, diğer davalı ise kazaya sebep olan aracın sürücüsüdür. 506 sayılı Kanun 26. maddesinin son fıkrasına göre, işverenin olaydan sorumlu olması için istihdam eden sıfatıyla kusurunun bulunması gerekir.
3- Dava, trafik iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin rücuan tazminine yönelik olup, mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davalıdan İ.E.T.T İşletmeleri Genel Müdürlüğü işveren, diğer davalı ise kazaya sebep olan aracın sürücüsüdür. 506 sayılı Kanun 26. maddesinin son fıkrasına göre, işverenin olaydan sorumlu olması için istihdam eden sıfatıyla kusurunun bulunması gerekir.
Bilirkişi raporuna göre davalı İ.E.T.T'nin olayda bir kusuru tespit edilememiştir. Sürücü Selahattin Gürsoy'un sürücü belgesi sahibi bulunduğu tartışmasızdır. 26. maddede sorumluluk durumu özel olarak öngörülmüş olup, kusuru bulunmadıkça işverenin sorumlu tutulmasına ve bu çerçevede Borçlar Kanununun 55. maddesinin uygulanmasına yasal imkan bulunmamaktadır.
Bu nedenle davalı İ.E.T.T hakkındaki davanın reddi gerekir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olguları gözetmeden yazılı şeklide tazminata karar vermesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy