(506 S. K. m. 26)
Dava : Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesi olup, davalı işverenin rücu alacağından sorumluluğu anılan maddede öngörülen koşulların varlığı halinde mümkündür. Hükme dayanak kılınan kusur raporunda, sigorta olayının tamamen kaçınılmazlık sonucu olduğu öngörülmüştür. Zararlandırıcı sigorta olayı; yer altı krom madeni ocağında aralarında 22 metre mesafe bulunan iki üretim oluğunun orta yerinden kat kalkma işlemi yapılması sonucu oluşan 2 m uzunluk, 1,8 m yükseklik ve 1,5 m genişlikteki boşluğun sigortalı ve yardımcısı tarafından tahkimatının yapılması sırasında; yan duvarla tavan arasındaki kısımdan boşalan cevherin sigortalının üzerine gelerek onun ölümüne neden olması biçiminde oluşmuştur. Bu yönde; öncelikle galeride cevher alma işleminden sonra tahkimat yapan sigortalı ile yardımcısının bu işteki ehliyetleri gereğince araştırılıp, irdelenmemiştir. Öte yandan; sigorta olayının oluş biçimine nazaran galeride çatlak kontrolünün yöntemince konuda uzman ehil kişiler marifetiyle yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bunun sorumluluğunun da davalı işverene ait olacağı tartışmasızdır. Diğer taraftan iş kazasının vuku bulduğu krom madeni ocağında kat kalkma sistemi ile üretim çalışması olarak yukarıya doğru yapılan ilerlemenin Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel yapımında alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği önlemlerine ilişkin Tüzüğün 46. ve 47. Maddeleri hükmü kapsamında; zikzak şeklinde şeşbeş yöntemle gerçekleşmesi açılan boşluğun öncelikle geçici tahkimatının yapılması ancak bundan sonra yönergeye uygun asıl tahkimatın gerçekleştirilmesi, gerekirken ocakta uygun tahkimat yönteminin uygulanmaması karşısında; artık sigorta olayının tamamen kaçınılmazlık sonucu oluştuğundan söz edilemez. Giderek işbu yöntemin, daha önce aynı ocakta Etibank tarafından uygulanmamış bulunmasının; davalı işvereni sorumluluktan kurtaramayacağı da açıktır. Mahkemece yapılacak iş; İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda yukarıda öngörülen esaslar çevresinde rapor alıp irdeleyerek sonucuna göre hüküm tesisinden ibarettir. Belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan yetersiz kusur raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy