(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacılar, murisleri Musa Güzel'in 22.06.1992-30.09.1993 tarihleri arasında davalı Kurumda çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ali Göcen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin murisi Musa Güzel'in davalı vakfa ait işyerinde 22.06.1992-30.09.1993 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkeme, Musa Güzel'e ödenen ücretlerin sosyal yardım amacıyla verildiğinden bahisle davayı reddetmiştir. Ancak sigortalı Musa Güzel sakat statüsünde sigortalı olarak 01.05.1968'den bu yana aralıklı olarak çalışmış, 27.10.1997 tarihinde ölmüştür. Davalı vakfa ait işyerinden ilk defa 15.02.1989 tarihinde sigortalı işe giriş bildirgesi verilmiştir. İkinci defa 01.06.1992 tarihinde işe giriş bildirgesi verilmiş, işveren; 22.07.1992 tarihli heyet kararıyla, 01.08.1992'ye kadar Musa Güzel'in sigortalı olarak çalışmasına ve bu tarihten sonra işten çıkarılacağının bildirilmesine karar vermiştir. Yani, işveren, sigortalının 01.08.1992 tarihine kadar çalıştığını kabul ediyor, giderek bu devreye ait primleri Kuruma ödüyor. Şu halde sigortalının 01.06.1992-31.07.1992 tarihleri arasında çalıştığı bir gerçektir. Öte yandan diğer kesimlerden yapılan ödemelerin işçi ücreti değil sigortalının sakat olması nedeniyle ödenen sosyal yardım olduğunu mahkeme kabul etmektedir. Oysaki, başlangıçta sigortalı işçi olan bir kişinin, sonradan sigortalı olmaktan çıkarılıp, sosyal amaçla işyerinde çalışmadan sosyal yardım aldığı kabul edilemez. Zira, sigortalı işe girmeden önce sakattır, sakat statüsü ile işçi olarak başlamış ve aynı atölyede çalışan ustaların beyanı ile de, tesbiti istenen dönemde çalışmıştır. Sigortalıya işyeri bordrolarında ödenen ücretinin hizmetli, görevli, kursiyer, çırak adı altında ve sosyal yardım amacıyla ödendiği görülmektedir. Fakat, ödenen ücretler gerçekte işçinin çalışması karşılığı aldığı ücretlerdir. Bu nedenle tesbit davasının kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde reddi usule ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy