(1479 S. K. m. 26)
Davacı, 16 yıl 3 ay 10 günlük sürenin tam olarak sigortalılığından sayılarak tahsis tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Prim ödeme gün sayısı dolmadığından mahkemece davacının aylık bağlama isteminin reddine ilişkin verilen karar doğrudur.
Ancak, dava dilekçesinin genel anlatımından, davacının Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini istediği de görülmektedir. Bağ-Kur sigortalılığının kabulü için mücerret vergi ve meslek odası kaydının bulunmaması, şayet kişinin fiilen kendi nam ve hesabına çalışması mevcut ise Bağ-Kur sigortalılığını engellemez.
Hal böyle olunca uyuşmazlık konusu dönemde davacının Bağ-Kur sigortalılığını gerektirecek şekilde bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığının taraflardan delilleri sorulup gerekli araştırma ve inceleme yapılamadan yazılı şekilde karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy