(506 S.K. m.26)
Dava: Davacı, işkazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemenin 28.10.1999 tarihli hükmünün davalılar M. B. Y. ile M. A. tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.12.1999 günlü bozma kararının verilmesinden sonra davacı Kurumun süresinde verilmiş temyiz dilekçesi dosyaya ibraz edilmiş olmakla önceki bozma kararımızda gözetilerek davacı Kurumun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, Davacı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi olup, hükme dayanak kılınan 28.11.1996 tarihli kusur raporunda, zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda davalılar M. ile M. B.'e %20 şer, davada taraf olmayan işveren R. ile ilgili Belediye ve TEK'e %20 şer oranında kusur verilmiştir. Zararlandırıcı sigorta olayının oluş biçimine nazaran davalılara atfedilen %20 şer kusur payı yerinde ise de; işveren R. tarafından TEK'e akım kesilmesi konusunda herhangi bir müracaatta bulunulmaması, giderek iş kazasının vuku bulduğu gecekondu önleme bölgesindeki enerji nakil hattının imar öncesinde işbu araziden geçmesi itibariyle TEK'e kusur atfı mümkün değildir. Giderek TEK'e atfedilen %20 kusur oranının, işveren R. ile ilgili Belediye arasında paylaştırılması gereği açıktır.
Mahkemece yapılacak iş; İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda yukarıda öngörülen esaslar çevresinde rapor alıp, irdeleyerek sonucuna göre hüküm tesisinden ibarettir Ayrıca Dairemizin şimdiki bozma kararı ile önceki 27.12.1999 tarihli bozma kararının birlikte değerlendirilmesi gereği de gözönünde tutulmalıdır.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan yetersiz kusur raporuna dayanılarak hüküm tesisi Usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 8.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy