(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.01.1960 tarihinden 1994 senesine kadar kesintisiz olarak ve asgari ücretle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Seniha, Nurten ve Güler Çiftçi ile Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava davalıların murisleri Hasan Çiftçiye ait Yalova Kirazlı Köyü Bağlar mevkiindeki 106-107 dönüm büyüklüğündeki bahçe ile 10.01.1960 tarihinden 1986 tarihine kadar Hasan Çiftçi yanında daha sonrada davalılar yanında 1994 yılına kadar hizmet akdine dayanarak geçen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkindir. Bu yönü ile davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/8 maddesidir. Mahkemece işin tarım işi olması nedeniyle tarım işinin kapsama alındığı tarih olan 11.08.1977 ile 01.01.1994 tarihleri arasında asgari ücretten çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de; Hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, mahkemece yapılacak işin muris ve davalılara ait olduğu iddia edilen bahçenin tapu ve emlak kayıtlarının getirtilmesi, bahçede ne tür ürünü ekilip biçildiğinin tespiti, bahçede çalışmanın tüm yıl boyunca aralıksız olup olmadığının her an bir kahya veya işçiye ihtiyaç var olup olmadığı, ayrıca davalı ve murisinin hayvancılık yapıp yapmadıkları, muris ve davalıların vergide kayıtlı olup olmadığı davacının kahya ve işçi olarak değişik esnaf ve resmi kuruluşlardan muris ve davalılar adına alışveriş yapıp yapmadığı onlar adına ürünleri satıp satmadığının tespiti, ayrıca davanın kamu düzenini de ilgilendirdiği göz önüne alarak resen ve taraflarca bildirilen aynı işyeri çalışan işçi ve yakın bahçe sakinleri ile çalışanların dinlenilmesi ve delillerin hep birlikte değerlendirilerek çalışma olgusunun aydınlığa kavuştuktan sonra sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Söz konusu fiili ve hukuki gerçekler göz önünde bulundurmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Bir kısım davalılar ile Sosyal Sigortalar Kurumunun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy