(506 S. K. m. 79) (1086 S. K. m. 74) (4081 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, davalı köy muhtarlığı nezdinde 1976 yılından itibaren bekçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 02.11.1998 tarihli dava dilekçesi ile 1976 dan beri Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığında koruma bekçisi olarak çalıştığını belirterek, hizmetlerinin tespitini istemiş, mahkemece 01.06.1976 dan 15.04.1999 tarihine kadar davalı köy tüzel kişiliğinde davacının köy bekçisi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
1- Davacı, çiftçi malları koruma bekçisi olduğunun tespitini istediği halde, mahkeme talep dışına çıkarak davacının köy bekçisi olduğuna karar vermiştir. Keza dava dilekçesinde dilekçe tarihi olan 02.11.1998 tarihine kadar ki sürenin tespiti talep edildiği halde, mahkeme bu konuda da talebi aşarak davacının 15.04.1999 tarihine kadar çalıştığına karar vermiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesine göre, hakim tarafların iddia ve müdafaaları ile kayıtlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.
2- Çiftçi Malları Koruma bekçisi 4081 sayılı Kanuna göre, Çiftçi Malları Koruma meclisine bağlı olarak çalışır. Bu bakımdan işvereni bu meclistir. Söz konusu Kanunun 3. maddesine göre, köylerde bu meclisin işlerini köy İhtiyar Heyeti yerine getirir. Davacı köyde görev ifa ettiğine göre işverenin Kurtuluş Köyü Muhtarlığı olduğu, dolayısıyla husumetin köy muhtarlığına yöneltilmesi doğrudur. Ne var ki çiftçi mallarını koruma bekçileri 11.05.1976 tarih ve 1992 sayılı Kanunla Sosyal Sigorta kapsamına alındıklarından, davacının şayet çiftçi mallarını koruma bekçisi olarak çalıştığı anlaşıldığı taktirde anılan Kanunun yürürlük tarihi dikkate alınmalıdır. Ancak, mahkemenin kabul ettiği gibi köy bekçisi ise bu takdirde de Köy Kanununa göre, işveren sıfatının gene köy muhtarlığına ait olduğu kabul edilmelidir.
Ne var ki, Yargılamada davacının hukuki statüsü ve bağlı olduğu işveren yeterince araştırılmamıştır. Öncelikle davacının köy bekçisi mi Çiftçi Malları Koruma Bekçisi mi olduğu üzerinde durulmalı ve buna göre işvereni belirlenerek pasif husumet konusu çözüme kavuşturulmalıdır.
Bu amaçla ilgili kaymakamlık, jandarma Komutanlığı, il özel idaresi ile köy muhtarlığından dava ile alakalı tüm defter ve kayıtlar celbedilmeli, silah, elbise ve ücret ödemelerinin hangi kuruluş tarafından ne sıfatla yapıldığı araştırılarak işveren açıklıkla belirlenerek, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve hakim tarafından resen delil araştırması yapılması gerektiği dikkate alınarak, fiili çalışma olgusu üzerinde hassasiyetle durulmalı, elde edilen delillerin doğruluğu denetlendikten sonra, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemenin yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yargılama yaparak karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.07.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy