(506 S. K. m. 60, 85, 130) (2829 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.12.1992-15.12.1992 tarihleri arasında geçen sigortalılığının geçerliliği ile 01.02.1993-31.12.1997 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ile 31.12.1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibariyle davacının davalı işverene ait işyerinde 01.12.1992 ile 15.12.1992 tarihleri arasında geçen sigortalılığının geçerliliği ile buna bağlı olarak 01.02.1993-31.12.1997 tarihleri arasında Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Öncelikle Kurum müfettişleri tarafından düzenlenen sigortalı ve işveren imzasını taşıyan tutanaklar; 506 sayılı Kanunun 130. maddesi hükmü gereğince aksi inandırıcı delillerle kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Somut olayda; davalı işveren Ali Katı; Kurum Müfettişine verdiği 14.09.1998 günlü beyanında, bu süreyi de içerecek biçimde 1992 yılı Mayıs ayından itibaren davacı da dahil olmak üzere işyerinde işçi çalıştırmadığını ve işe giriş bildirgesindeki işyeri adresinin aslında muhasebecinin büro adresi olduğunu açık bir biçimde ifade etmiştir. Bu durumda; davacının davaya konu işyerinde geçtiğini iddia ettiği sigortalı çalışmanın fiili olup olmadığının tespiti yönünden öncelikle işveren isticvap edilerek dinlenmeli; bu işyerine komşu işyerleri işverenleri ile buralarda çalışanlar gerekirse re'sen saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, ilgili Vergi Dairelerinden işverence verilmiş muhtasar beyannameler ile davacının Bağ-Kur nezdindeki şahsi dosyası celbedilmeli, işverenin beyanı kapsamında işyeri muhasebecisi yeniden dinlenmeli ve diğer tüm deliler de toplanmalı ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerliliği ile 2829 sayılı Kanunun 8. maddesi ve 506 Sayılı Kanunun 60. maddesinde öngörülen koşulların varlığı işbu araştırma sonucuna göre yeniden irdelenmelidir.
Öte yandan, davacının Kurum müfettişine verdiği 09.09.1998 günlü beyanında 5.12.1992 tarihinden itibaren tekrar kendisine ait örücülük işyerinde kendi nam ve hesabına çalıştığını ifade etmesi, giderek 506 sayılı Kanunun madde 85 kapsamında isteğe bağlı sigortalılık için herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi olarak çalışmamanın koşul olması, isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde zorunlu sigortalılığa öncelik tanınması gereği karşısında; davacı gerekirse isticvap edilerek bu beyanı açıklattırılmalı, davacının isteğe bağlı sigortalılık döneminde kendi nam ve hesabına çalışması olup olmadığı ilgili Vergi Dairesinden ve yine diğer tüm deliller toplanarak araştırılmalı ve bu halde dava hukuki nitelikçe Bağ-Kur'un da hak alanını ilgilendireceğinden davacıya Bağ-Kur'u yöntemince davaya dahil etmesi için önel verilmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy