(6183 S. K. m. 35, 58) (6762 S. K. m. 515, 520, 541) (506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, ödeme emrinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, işveren limited şirketin prim ve gecikme zammı borcundan dolayı aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre takip yapıldığını, oysa kendisinin işveren şirketteki hissesini noter senedi ile 05.01.1998 tarihinde devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını; prim alacağının doğduğu tarihte şirket müdürü sıfatının da bulunmadığını öne sürerek ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davacının 6183 sayılı kanunun 35. maddesi hükmü kapsamında işveren limited şirket ortağı olarak sorumluluğunun belirlenmesinde; Türk Ticaret Kanununun 520. maddesinde limited şirketlerde hisse devrinin ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmış; aynı Kanunun 515. maddesinde mukavele tadilinin 3. kişiler yönünden geçerliliği için Ticaret sicilinde tescil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda; hisse devri, sözleşmenin tadili mahiyetinde olup, 3. kişi durumundaki Sosyal Sigortalar Kurumu bakımından hüküm ifade edebilmesi için Ticaret sicilinde tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Buna göre hisse devrinin Ticaret Siciline tescil ve ilan edilip edilmediği; tescil edilmişse hangi tarihte tescil ve ilan edildiği araştırılıp irdelenmeli, tescil edilmemiş ise davacının ortaklığının davalı Kurum yönünden halen devam ettiği kabul edilmeli ve devir tarihinden sonraki prim borçları ve fer'ilerinden de davacının 6183 sayılı Kanunun 35/1. maddesi kapsamında koyduğu, ya da koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlı biçimde sorumluluğuna karar verilmelidir. Ne var ki; ödeme emrine konu prim borçlarının 1997/Ekim ile 1999/Ocak ayları arasındaki döneme ilişkin olması itibariyle; anılan maddede 4369 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki dönemde doğan prim borcu ve fer'ilerinde davacının sorumluluğunun sermaye hissesi ile sınırlı olduğu olgusu da gözönünde tutulmalıdır. Devir keyfiyetinin Ticaret Siciline tescil ve ilan edildiğinin anlaşılması halinde ise; davacı ilan tarihinden sonra işleyen prim borcu ve fer'ilerinden sorumlu tutulmalıdır.
Davanın yasal dayanaklarından bulunan 506 Sayılı Kanunun 80. maddesinin sondan bir önceki fıkrası hükmüne göre de; tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı işverenleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacının ortak-müdür sıfatının bulunduğu dönem için anılan madde kapsamında sorumluluğu tartışmasızdır. Ticaret Siciline tescil ve ilan koşuluyla ortaklıktan ayrılması sonrasında Türk Ticaret Kanununun 541. maddesi kapsamında yöneticilik (şirket müdürlüğü) yaptığının saptanması durumunda; bu süre ile sınırlı biçimde de üst düzey yönetici olarak sorumluluğu devam edecektir. Bu yönde; davacı şirket ortaklığından ayrılmış olsa dahi; şirket müdürü ya da şirketin üst düzey yöneticisi olup olmadığı hususu Ticaret Sicilinden sorulmalı, gerektiğinde şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmalıdır.
Öte yandan; 506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre borçlu tarafından yetkili İş Mahkemesine başvurulması Kurum alacaklarının takip ve tahsilini durdurmaz. 6183 sayılı Kanunun 58/3. maddesi kapsamında işbu takip ve tahsilin durdurulması ise ancak dava açan borçlunun, borç miktarı kadar teminat göstermesi halinde mümkündür. Somut olayda davacı tarafından borç miktarınca teminat gösterilmediğinden takibin durdurulması mümkün değildir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.20000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy