(506 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, davalı Bağ-Kur işleminin iptali ile, 01.12.1998 tarihinden itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yaşlılık aylığı bağlamasına ve ödeme tarihleri itibariyle yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davanın konusunun 18.11.1994 tarihinde 18.08.1992 tarihli vergi kaydına göre resen yapılan Bağ-Kur üyeliğinin iptal 01.12.1998 tarihi itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir. Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de dosyadaki yetersiz bilgi ve belgelere dayanılarak hüküm kurulması isabetsizdir. Dosyada yer alan Sosyal Sigortalar Kurumu hizmet belgesinde, davacının Sosyal Sigortalardaki zorunlu üyeliğinin 29.06.1992 tarihinde sona erdiği, 01.03.1993-30.04.1993 tarihleri arası ile isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumuna üye olup 60 gün prim ödediği görülmektedir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 25. maddesidir. Davacı nakliyecilik işinden 04.08.1992-23.09.1996 arası vergide, 17.08.1992-29.03.1996 arası Manisa Şoförler Odasında, 17.08.1992-21.06.1996 arası Manisa Esnaf Sicil Memurluğunda kayıtlı olup, ayrıca 02.09.1997 tarihinde vergide 11.09.1997 tarihinde Manisa Şoförler Odasında 11.09.1997 tarihinde Manisa Esnaf Sicil Memurluğunda ikinci kez kayıtlı olup, bu kayıtlarının halen 24.05.1999 tarihine dek devam ettiği de anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre mahkemece yapılacak iş davacının vergi, oda ve Esnaf Sicildeki birinci kayıtlardaki tarihler arasında davacının Sosyal Sigortalar Kurumunda zorunlu sigortasının bulunmaması da değerlendirilerek davacının 18.08.1992-29.03.1996 devresinde şoför olarak kendi adına bağımsız çalışması olup olmadığı bu devrede vergi mükellefi olup olmadığı adına götürü veya gerçek usulde vergi tahakkuk ettirilip ettirilmediği hususu araştırılmadan bir kimsenin mücerret vergide kayıtlı olmasının, kendi adına ve hesabına fiilen çalıştığı anlamına gelmeyeceği de gözetilmeden bu konuda tarafların tüm delilleri toplanıp tüm belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilme yoluna gidilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy