(6183 S. K. m. 58) (506 S. K. m. 80) (4792 S. K. m. 19)
Dava: Davacı, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava sonucu itibariyle 1991/9094 sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 6183 sayılı Kanunun 58'nci maddesidir.
506 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 80'nci maddesi hükmüne göre; Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsis Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Anılan madde kapsamında öngörülen prim ve diğer alacaklar sözcükleri ile, 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 3995 Sayılı Kanunla değişik 19. maddesinde yer alan ve süresi içinde ödenmediğinde Kurum alacağına dönüşen Kurum gelirleri ifade edilmiştir. Nitekim Resmi Gazetenin 04.10.2000 tarihli mükerrer sayısında yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe giren 616 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin 50'ncı maddesinde; Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü gelirleri ile Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü gelirleri ayırımına gidilerek Kurum gelirlerinin kapsamı yeniden belirlenmiş ve 4792 sayılı Kanunun Kurum gelirlerine ilişkin 19 maddesi aynı tarih itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu çevrede; gerek 4792 sayılı Kanunun 19. maddesi, gerekse anılan maddeyi yürürlükten kaldıran 616 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin 50 maddesi hükmünde öngörülen kurum gelirleri kapsamında bulunmayan tazminat ve diğer alacakların süresinde ödenmemesi durumunda; Sosyal Sigortalar Kurumunun, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine dayanarak bu alacakları tahsil etmesi mümkün değildir.
Somut olayda; ödeme emrine konu alacak gayrı menkul kira geliri olmayıp; kira sözleşmesinin sona ermesinde önce kiralananın, kiracı davacı tarafından tahliyesi; başka ifade ile kira sözleşmesinin feshinden doğan tazminat alacağına ilişkindir. İşbu alacağın gayrimenkul kira gelirinin fer'isi sayılamayacağı da açıktır. Bu durumda; gerek 4792 sayılı Kanunun 19 maddesi gerekse sonradan bu maddeyi yürürlükten kaldıran 616 karar sayılı Kanun hükmünde kararnamenin 50 maddesi kapsamında, hukuki nitelikçe gayrı menkul kira geliri vasfını taşımayan işbu tazminat alacağının; 6183 sayılı kanun hükümlerine göre davacı kiracıdan tahsili mümkün değildir ve işbu alacağın tahsili için 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi kapsamında davacı kiracıya gönderilen ödeme emrinin belirtilen nedenle iptali gerekmektedir.
Ne var ki, kira sözleşmesinin feshinden önceki döneme ilişkin ve kira alacağına bağlı, ortak giderlerin, 6183 sayılı Kanuna dayalı cebren takibe esas ödeme emrine konu olabileceği de açıktır.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy