(1479 S. K. m. 70) (818 S. K. m. 61)
Davacı, 1.014.378.956. lira alacağın 12.04.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Eczacı olan davacı Bağ-Kur'lu sözleşme yapmadığı dönemde Bağ-Kur sigortalılarına ilaç verdiğini öne sürerek ilaç bedellerinin davalı Bağ-Kur'dan tahsiline karar verilmesini istemektedir.
Bağ-Kur Kanununun 70. maddesine göre, bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür. Somut olayda uyuşmazlık, Bağ-Kur Kanununun uygulanmasından kaynaklanmamakta, Borçlar Kanununun 61. ve ardından gelen maddelerde düzenlenen haksız iktisap iddiasından doğmaktadır. Bu durumda, davaya bakma görevi iş mahkemesine ait olmadığından görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy