(2709 S. K. m. 60) (2926 S. K. m. 5)
Dava: Davacı, 10.06.1991 - 30.11.1996 tarihleri arasında Sosyal Sigortalar Kurumu Sigortalılığı ile çakışan Bağ-Kur Sigortalılığının iptaline bunun dışında kalan Bağ-Kur Sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Bilindiği gibi 2926 Sayılı Yasa'nın 5'inci maddesine göre tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlar sigortalı sayılırlar. Ancak gene aynı maddeye göre süresinde kayıt ve tescilini yaptırmayanların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
Somut olayda muris 1988 yılında tescil edildiğine göre bu tarihten sonra tarımda kendi nam ve hesabına çalışmışsa zorunlu olarak sigortalı sayılır. Tarımda çalışıyorken ve Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olarak çalışmaya başlasa bile maddede öngörülen tescil koşulu ortadan kalkmaz. Tekrar tescil yaptırmadı diye Sosyal Sigortalar Kurumu dışındaki tarımsal çalışmalardan kaynaklanan sigortalılığı engellemez ise de iddia konusu dönemde Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak hizmet akdiyle çalışılan süreler dışında kalan zamanlarda (davacının yakını olduğunu söyleyen bir tanık dışında) tarımda kendi nam ve hesabına gerçek ve fiili çalışma olgusu yeterince irdelenip açıklığa kavuşturulamamıştır.
Anayasamızın 60. maddesindeki düzenleme gereği Sosyal Güvenlik hakkının vazgeçilmez ve devredilmez bir hak olması nedeniyle kamusal niteliği haiz bulunması ve gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından bu çevrede kanıtların mahkemece resen toplanması gereği de göz önünde tutularak davaya konu edilen 1991-1996 yıllarında aralıklı olarak gerçekleşen zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılıkları dışında kalan dönemde, davacının tarımda kendi adına ve hesabına gerçek ve fiili bir çalışmasının bulunup bulunmadığı etraflıca ve yöntemince araştırılıp irdelenmelidir.
Bu çerçevede mahkemece yapılacak iş davacının kendi adına kayıtlı veya kiralama suretiyle temin ettiği müstakilen tarımsal faaliyete yeterli arazisinin bulunup bulunmadığı; tapudan, özel idareden vs. yerlerden, sorulmak zirai faaliyetinde kullanmak üzere kredi kullanıp kullanmadığı Ziraat Bankasından araştırılmak ayrıca tarım kredi kooperatifinden, ziraat odasından ve köy muhtarlığından tarımsal faaliyeti kanıtlayıcı bilgi ve belgeler celp edilmek, davacının göstereceği veya resen belirlenecek tarafsız tanıklar da dinlenilmek suretiyle çekişmeli dönem içinde davacının kendi nam ve hesabına gerçek ve fiili biçimde tarımsal faaliyetinin mevcut olup olmadığı duraksamaya yer kalmayacak biçimde açıkça belirlenmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy