(506 S. K. m. 140) (4792 S. K. m. 6) (616 S. KHK. m. 66)
Dava: Davacı, aleyhine verilen raporun iptali ile bu rapora dayalı idari para cezasının geçerli olmadığından tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 04.11.1998 tarih ve 152 numaralı sigorta müfettiş raporu içeriğinin iptali ile idari para cezalarının geçerli olmadığının tespitini talep etmekte olup mahkemece istemlerin reddine karar verilmiştir.
Öncelikle; idari para cezalarına yönelik istemin, 506 S. Kanunun 140. maddesinde belirtilen prosedür uyarınca itirazın yetkili sulh ceza mahkemesine yapılması gerekmesi karşısında, mahkemenin bu yöndeki red kararı isabetlidir.
Gerçekte de, bu doğrultuda bir itiraz sulh ceza mahkemesine yapılmış olup, kısmen kabulü ile sonuçlanmıştır.
İptali istenen 4.11.1998 günlü müfettiş raporuna gelince; bu raporda 4792 S. kanunun 3917 S. Kanun ile değişik 6. maddesi uyarınca yapılan ölçümleme sonucu, kurumca resen hesaplanan prim ve buna dayalı gecikme zamlarının 506. S. Kanunun 80. maddesi uyarınca tahsili yoluna gidildiği ve anılan yasada belirtilen prosedür uyarınca yapılan ölçümleme işleminin henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
İptali istenen sigorta müfettiş raporunun içeriği dikkate alındığında, davanın nitelikçe; 4792 S. Kanunun 3917 S. Kanun ile değişik 6. maddesi kapsamında Kurum tarafından resen yapılmış olan ölçümleme işleminin iptali olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın tanımlanan niteliği ve 04.10.2000 günlü 616 sayılı Yasa Hükmünde bu Kararnamenin 66. maddesi ile sigorta müfettişlerinin işyerlerinde belirtilen nitelikte inceleme ile ölçümleme yapma ve bu raporlara dayalı olarak da Kurum tarafından resen prim tahakkuk etme yetkilerini düzenleyen 4792 S. Kanunun 3917 S. Kanun ile değişik 6. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında kanuni dayanağını yitiren bu yöndeki Kurum işleminin iptali ile istemin kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi usule ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 02.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy