(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği biçimde isteği hüküm altına almıştır.
Karar: Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin, 506 S. Kanunun 26. maddesi uyarınca tazminine yönelik davanın yargılaması sürecinde elde edilen ve hak sahiplerinin, sigortalının ölümünden kaynaklanan gerçek zarar tavan değerlerini belirleyen 18.09.2000 günlü hesap raporunda; hak sahibi eş açısından, ölen sigortalının muhtemel emeklilik döneminde sağlayacağı destekten yoksunluktan kaynaklanan zararı 11.104.601.760 TL. olarak belirlenmiştir.
Pasif dönem zarar hesabı yapılırken, yıllar itibariyle %10 artırım ve iskontolama işlemi uygulandıktan sonra elde edilen toplam değerin 7.3999 kn artış katsayısıyla çarpılması yöntemi uygulanmış, eşin pay oranındaki olumlu değişime karşın dokuz senelik pasif dönem için belirlenen değer yirmi üç senelik aktif dönem için belirlenen değerden yüksek olmuştur.
Emeklilik dönemi hesabında, öncelikle artırımlı ücretler üzerinden muhtemel yaşlılık aylığının belirlenmesi, bu miktarın ilişkin olduğu dönem için artış ve iskontolama işlemi uygulanarak yıllar sonra ve taksitler halinde ödenecek olmasına karşın sigortalının ölümü sebebiyle daha önceki bir tarihte toplam ve peşin olarak alınacak olması sebebiyle halihazırdaki peşin sermaye değerinin belirlenmesi gereği vardır. Karara dayanak yapılan hesap raporunun pasif döneme ait zarar hesabının anılan ilkelere uygun şekilde yapılmamış olması,
Ayrıca, gerçekleşen trafik iş kazası sebebiyle davalının, ölen sigortalının hak sahiplerinin zararlarını karşılamak amacıyla 22.09.1997 günlü 11473 numaralı noterde düzenlenen ibranameye dayalı olarak yaptığı ödemelerden, maddi tazminat karşılığı bölümünün ayrıştırılıp her bir hak sahibi için belirlenen gerçek zarar tavan değerlerinden düşülmesi gereğinin de gözetilmemesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine 30.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy