(506 S. K. m. 140) (1086 S. K. m. 27, 193)
Davacı, sigortalı Muzaffer Duysak'ın işe giriş tarihinin 17.07.1996 olduğunun tespiti ile idari para cezasına ait komisyon kararının iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ali Göcen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; Kurumca verilen idari para cezasının iptali istemine ait olup, davanın kanuni dayanağını teşkil eden 506 S. Yasanın 140. maddesinde; idari para cezasını gerektiren haller, cezayı uygulayacak makam, cezaya itiraz ve itirazi inceleyecek merci ile itiraz üzerine verilen karara karşı hangi mahkemede dava açılabileceği özel bir biçimde belirlenmiştir. Buna göre; cezayı gerektiren haller oluştuğunda Kurumca verilecek idari para cezasına karşı tebliğ gününden itibaren 7 gün içerisinde kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler, red kararının kendilerine tebliğ gününden itibaren 7 gün içerisinde yetkili Sulh ceza mahkemesinde dava açabilirler. İdari para cezasına karşı süresi içerisinde Kuruma itiraz edilmemesi veya itirazın reddine karar verilmesi halinde yine süresi içerisinde Sulh ceza mahkemesinde dava açılmaması hallerinde idari para cezası kesinleşir ve artık İş mahkemesinde menfi tesbit ve itiraz davası açılamaz.
Davamızda somutlaşan olayda, Kurum ünitesine yapılan itirazın reddedilmesini müteakip Sulh ceza mahkemesinde dava açılmaksızın doğrudan İş Mahkemesinde dava açıldığı, dava dilekçesi ve özellikle davacı Orman İdaresi temsilcisinin 15.02.2001 tarihli son celsedeki beyanına göre istemin; idari para cezasının kaldırılmasına yönelik olduğu, Mahkemece; İş Mahkemesinin görevsizliğine, dosyanın Adapazarı Sulh ceza mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Adli yargı sistemi içerisindeki görevsizlik kararlarının; ancak hukuk mahkemeleri yada ceza mahkemeleri arasında uygulanması mümkündür. Başka bir anlatımla hukuk mahkemelerinden ceza mahkemelerine, ya da ceza mahkemelerinden hukuk mahkemelerine görevsizlik kararı verilemez. Hukuk mahkemesinin görevli olmadığından dolayı dava dilekçesinin reddine karar verildiği takdirde dosyanın ilişkin olduğu mahkemeye gönderileceğine dair Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi hükmü, ancak hukuk mahkemeleri arasında verilen görevsizlik kararları için uygulanır. Aksinin kabulü halinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 193. maddesi uyarınca dava dosyasının görevli kabul edilen Sulh ceza mahkemesine gönderilmesi gerekir. Buna göre görevli mahkemede görülmeye başlanan dava, yeni bir dava olmayıp, görevsiz mahkemede açılmış bulunan davanın devamı niteliğindedir. Bu halde görevsiz mahkemede dava açılması ile kazanılmış olan haklar saklı tutulmuş olur. Örneğin zaman aşımı ya da hakdüşürücü süre, görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre hesaplanır, görevsiz mahkeme kararı ile konulmuş bulunan ihtiyati tedbir veya haciz devam eder.
Ayrıca görevsiz mahkemedeki ikrar, yemin, feragat, kabul ve sulh görevli mahkeme yönünden bağlayıcı niteliktedir. 506 S. Yasanın 140. maddesinde idari para cezasına itiraz yöntemi açıkça belirtilmiş olup, anılan maddede sayılan itiraz yolları kullanılmaksızın iş mahkemesinde açılan davanın yargı yolu yanlışlığı sebebiyle dinlenilmesi mümkün değildir.
Mahkemece yapılacak iş; yargı yolu yanlışlığı sebebiyle dinlenilmesi mümkün olmayan davanın reddine karar vermekten ibaret olup yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davacı Orman Genel Müdürlüğünün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy