(506 S. K. m. 34, 53) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptaliyle 01.11.1997 tarihi itibariyle maluliyet aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi İhsan Çakmak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın kanuni dayanağı 506 S. Yasanın (53/b) ve 34. maddeleridir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Sosyal Sigortalar Kurumu Meslek Hastanesince verilen 08.10.1997 gün ve 1915 S. raporda;
Davacı 506 S. Yasanın 34. maddesi gereğince yapılan tedavi sonunda çalışabilir halde değildir denilmiştir.
Taraflar iş bu heyet raporuna itiraz etmemişlerdir.
Davacı; 10.10.1997 gününde Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurarak kendisine maluliyet aylığı bağlanmasını istemiştir.
Ancak Kurum, Sosyal Sigortalar Kanunu'nun (53/b) maddesi şartları yerine aynı Yasanın (53/a) maddesi şartlarının var olup olmadığını araştırmaya koyulmuştur. Bu sebeple davacı Sosyal Sigorta Yüksek Kuruluna tekrar sevk edilmiş 16.06.1998 gün ve 44/1221 S. raporla çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmediğine karar verilmiştir. Bu rapora dayanan Kurum, davacının aylık talebini reddetmiştir. Bu defa davacı iş mahkemesinde Kurum işlemlerinin iptali için dava açınca sevk edildiği Adli Tıp Kurumu da malül olmadığına karar vermiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu ise 4 Ocak 2000 gün ve 3698 s. açıklamasında; davacının başvuru yönteminde yaptığı yanlışlık sebebiyle aylık bağlanamadığını açıkça itiraf etmektedir. 506 S. Yasanın 53. maddesi kimlerin malül sayılacağını kurala bağlamıştır. Buna göre çalışma gücünün 2/3'ünü yitirenler malül sayılacağı gibi çalışma gücünü bu oranda yitirmemekle beraber yapılan tedavi sonunda Kurum Sağlık Tesisleri Sağlık Kurulunca çalışabilir halde olmadığı raporla tesbit edilen sigortalılar da malül sayılır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, Soma Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi 08.10.1997 gün ve 1915 S. raporla davacının rapor gününden itibaren yapılan tedavi sonunda çalışabilir halde olmadığını tesbit etmiştir. Bu raporla hükme dayanak yapılan 20.12.2000 günlü Adli tıp Kurumu raporu arasında açık çelişki vardır. Her ne kadar Adli Tıp Kurumunun söz konusu raporu verirken, Soma Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesinin raporunu da göz önünde tuttuğu anlaşılmakta ise de raporlar arasındaki çelişkinin Tıp Fakültelerinin konuda uzman Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınacak raporla giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkemenin eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy