(506 S. K. m. 10, 11)
Dava: Davacı, iş kazasında yaralanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan Aysel Gökdağ ve Emine Genç Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: İş kazasının tanımını yapan 506 Sayılı Kanunun 11. maddesine göre, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana gelen ve sigortalıyı beden ve ruhça arızaya uğratan olay iş kazasıdır. Maddenin (c) bendinde, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilen sigortalıyı arızaya uğratan olay da iş kazası olarak kabul edilmiştir.
Mahkeme, iş kazasının davalılara ait işyerinde meydana geldiğini kabul ederek 506 Sayılı Kanun 10. maddesi gereğince, dava konusu miktar tedavi giderinin davalılardan rücuan tahsiline karar vermiştir.
Olayla ilgili olarak Eyüp 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 1997/835 esas ile görülen ceza davasında ise, olayın davalılara ait 1021992.34 sicil nolu inşaat işyerinde değil, mülk sahibi Bayram Ekinci, Fenni Kontrol Mühendisi Necmeddin Sözdinler ve müteahhidi Bayram Demir olan Yıldırım Mahallesi, Millet Caddesi No:127 deki inşaat işyerinde meydana geldiği, sigortalının bu işyerinde çalışırken yaralandığı kabul edilerek, dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralamaya sebebiyet suçundan Necmettin Sözdinler ile Bayram Demir'in sanık sıfatıyla yargılandıkları, olayda sigortalının tam kusurlu olduğu sonucuna varılarak, davalıların beraatine karar verildiği görülmüştür. Maddi olgu olarak, ceza davasında iş kazasının davalılara ait işyerinde meydana gelmediği, bir başka inşaat işyerinde meydana geldiği tartışmasızdır. Her ne kadar ceza davası beraatle sonuçlanmış ise de, bu karar sanıkların kusursuz olduğunun kabulüne ilişkin olup, iş kazasının söz konusu edilen bu ikinci işyerinde meydana geldiğine dair ceza davasında kabul edilen maddi olgu ile iş bu tazminat davasında hükme dayanak yapılan maddi olgu açık çelişki içindedir. Mahkemenin öncelikle bu çelişkiyi gidermesi gerekir.
Şu hale göre maddi olgunun, yani zararlandırıcı sigorta olayının nerede ve ne şekilde meydana geldiğine dair tüm deliller toplanıp varılacak sonuca göre sorumluluğun kime ait olduğunun tespiti ile buna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy