(4792 S. K. m. 6) (616 S. KHK. m. 1)
Davacı, yersiz alınan prim gecikme zammı ve cezaların toplamı olan 1.185.434.083 liranın yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Mahkemece, idari para cezasına ilişkin itirazın yargı yanlışlığı nedeniyle iş mahkemesinde incelenemeyeceğine ilişkin olarak verilen kararda herhangi bir isabetsizlik yoktur.
Prim borcuna ve gecikme zammına ilişkin davaya gelince, prim ve gecikme zammının tahakkuk ettirildiği tarihte yürürlükte bulunan ne var ki Kanun Hükmünde Kararname ile sonradan yürürlükten kaldırılan 4792 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince davacı Limited Şirkete ait işyerinde çalışan sigortalılar yönünden ölçümleme suretiyle eksik prim ödendiğinin Kurum tarafından saptanıp davacıya hesabedilen prim ve gecikme zammı borcunun ödenmesi için sözü edilen Yasanın 6. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, davacının anılan maddede öngörülen 15 günlük süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz etmesi gerekirken bu süreyi geçirdiği ve böylece borcun kesinleştiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemenin kabulü de aynı doğrultudadır.
Anılan 6. maddede belirtilen 15 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre niteliğinde olup artık prim borcu kesinleştiğinden ortadan kaldırılması için İş Mahkemesinde dava açılamaz. Her ne kadar 24.08.2000 tarih ve 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince 4792 sayılı Yasa ortadan kaldırılmış ve anılan kararnamede 4792 sayılı Yasanın 6. maddesine koşut bir hüküm getirilmemiş ve böylece 6. madde yürürlükten kaldırılmış ise de borç 6. maddenin yürürlükte bulunduğu tarihte kesinleşerek Kurum lehine sübjektif hakka dönüşmüş olduğundan 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname geriye yürümez. Başka bir deyişle sonradan yürürlüğe giren kanun veya Kanun Hükmünde Kararnameler, ileriye yönelik hüküm ifade ederler; özellikle de önceki yasa döneminde kazanılmış hakları ortadan kaldıramaz.
Gerek karar yerinde gerekse burada gösterilen nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 10.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy