(2926 S. K. m. 47)
Davacı, trafik kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasanın 47.maddesinde yer alan rücu hakkının,halefiyet ilkesine dayanmayan, yasadan kaynaklanan basit bir rücu hakkı olduğu, anılan düzenlemeye dayalı olarak açılacak rücu davalarında, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirlerin yalnızca ilk peşin değerinin tazmininin istenebileceği,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.03.1998 tarih,183 Esas,233 Karar sayılı ilamında da kabul gören Dairemizin yerleşik görüşüdür.
Açıklanan ilke ışığında,tazmin sorumlularının sigortalı veya hak sahiplerine yapmış oldukları ödemelerin rücu alacağından düşülmesine de olanak yoktur.Aksi taktirde Kuruma yasayla tanınan bağımsız rücu hakkının kullanımı olanaksız hale gelecektir.
Mahkemece, davanın reddine dayanak yapılan Kütahya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/740 Esas,1999/589 Karar sayılı dosyasında, Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün taraf olmadığı,anılan davanın trafik kazası geçiren Bağ-Kur sigortalısı Halil Yüksel'in de içinde bulunduğu kişilerce kusurlu sürücü ve araç malikinden maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, bu haliyle davacı Kurumun isteminin, ilk peşin değerli gelirden davalının kusuru oranındaki bölümüne hükmedilmesi gereği gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy