(506 S. K. m. 130)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 1.6.1975 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtklar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sosyal Sigortalar Kanununun 130. maddesi hükmüne göre Kurum müfettişlerince düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar müteberdir. Dosyada mevcut müfettiş tutanağında, davacının ifadesinin alınmadığı gibi imzasının dahi bulunmadığı görülmektedir. İşe giriş bildirgesinde işveren olarak gözüken Y., müfettişe verdiği ifadesinde inşaatı, müteahhit A.'e yaptırdığını, sigortalıyı, inşaatın son zamanlarında gördüğünü söylemektedir. Tutanağa göre, inşaat sahibinin, davacının çalışmalarıyla ilgili kesin bir bilgiye sahip olmadığı açıktır. İşe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması, sigortalının o iş yerinde bir gün süre ile çalıştığına karine teşkil ederse de, bu karinenin aksi her zaman kanıtlanabilir. Müfettiş tutanağı içeriğine göre davacının sigortalılık başlangıcına esas olmak üzere işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte fiilen çalışıp çalışmadığı kuşkuludur. O halde davacının, işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu tarihte çalışıp çalışmadığının kanıtlanması gerekmektedir.
Müfettiş tutanağında, çalışmanın fiilen gerçekleşmediğine ilişkin, davacının imzası bulunsaydı aksinin ancak eşdeğerdeyazılı delillerle kanıtlanması gerekecekti. Ne var ki tutanakta, davacının imzası olmasa biletutanağın delil gücünü taşıdığı açık seçiktir. Tutanakta, davacının imzası bulunmadığına göre, davacının tanık dinletebileceği tartışmasız olduğu gibi mahkemece, gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından re'sen dahi araştırma ve inceleme yapılmalıdır.
Somut olayda, müteahhit A.'in işe giriş bildirgesini, davalı Y. adına düzenlemiş olması olasıdır. O nedenle A. ile, davacının birlikte çalıştığı kimseler Kurum kayıtlarından belirlenip tanık sıfatıyla dinlenmeli, keza tutanak mumzii Y.'un bilgisine başvurulmalı ve deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 8.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy